HAYDİ KILIÇDAROĞLU
CHP tabanında öfke hakim. 38. Kurultay'da genel başkan seçilen Özgür Özel partiyi şaha kaldırmıştı. Taban umutlanmış, "her şey güzel olacak" inancı pekişmeye yüz tutmuştu. Bu arada onlarca CHP'li belediye başkanı hakkındaki yolsuzluk, rüşvet... iddiaları...

CHP tabanında öfke hakim.
38. Kurultay'da genel başkan seçilen Özgür Özel partiyi şaha kaldırmıştı. Taban umutlanmış, "her şey güzel olacak" inancı pekişmeye yüz tutmuştu.
Bu arada onlarca CHP'li belediye başkanı hakkındaki yolsuzluk, rüşvet... iddiaları muhalif seçmeni ayrıştırmak bir yana daha kenetlemişti.
Soruşturmalar , yalnızca CHP belediyelerine yapılıyor algısı yargıya olan güveni bir hayli daha aşağı çekmişti.
Faili meçhul dosyaların açılması, valilik yapmış bir ismin tutuklanması; müşterek bahis operasyonları, son olarak Rasim Ozan'ın tutuklanması ne yazık ki toplumdaki yargıya güvensizlik yargısını ortadan kaldıramadı.
CHP delegesinin Özgür Özel'i genel başkanlık koltuğuna oturttuğu kurultay, yargı kararıyla mutlak hükümsüz kılındı.
Burada sorun yalnızca CHP'nin değil; her varandaşın.
Borsa çakıldı örneğin. Milyar dolar kayıp olduğu belirtiliyor. Bu, hepimizin parası.
Bir de demokrasinin olmazsa olmazı sandık hiçe sayıldı.
Peki ,görevi kabul edip koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu tüm bu yaşananların farkında değil mi? Örneğin ayyuka çıkan yargının siyasallaştığı iddialarını yanlış mı buluyor?
Daha dün adalet yürüyüşü yapan aynı kişi değil mi de ; bugün adeta CHP'nin başına kayyum atanmayı sessiz sedasız yakıştırabiliyor kendine.
Kılıçdaroğlu görevi kabul ederken ;en azından mutlak butlan kararının siyasi olduğunu vurgulamalıydı.
Ve hemen kurultay kararı alacağını duyurmalıydı.
Bunları yapmadığı sürece "ağzı ile kuş tutsa " tarihte ihanet, koltuk hırsı... gibi ön adlarla geçeceği kesin gibi.
Bir de butlan kararına ombudsman tarzı yaklaşanlar var.
Hepsi yalan.
Hepsi Özel'in başkan olduğu CHP'de bir daha aday olamayacakşarını biliyor.
Sakin olun, uzlaşalım... çağrıları bundan.
Türkiye'nin vakit kaybetmeye tahammülü kalmadı.
Bu krizden en az zararla çıkmanın tek yolu Kılıçdaroğlu'nun " butlan kararını sert bir dille eleştirip", partisini en kısa zamanda kurultaya götürüp kenara çekilmesidir.
O zaman kendisine yapılan hakaretler de boşa düşer.
Hatta kendisinden özür dilemek isteyenler sıraya girer.
Olur mu? YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı