21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,06 ₺EUR/TRY:56,18 ₺ALTIN:7.124,33 ₺Bandırma:23,8 C
Köşe Yazısı

HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR."

Ne güzel söylemiş atalarımız Bireyler yaşadığı tecrübeler; içine doğduğu kültür, aldığı eğitimler, çevresrl faktörler, kendi öz benliğini geliştirmesine yardımcı olmuştur. Kişiliğinde oluşan değişikliklerle, zaman içinde kurduğu dostluklardan elde ettiği kazanımlarla yaşam kalitesinde önemli konumlar gelmiş. Başarılı işlere imza atmıştır.

Mualla Sabır Güven
MUALLA SABIR GÜVEN

Türk toplumu, savaşçı bir ruha, gelenejsrl bakış açısına sahip bir millettir. Geçmişten günümüze kadar meydana gelen onca felaketlerden savaşlardan, depremlerden, salgınlardan, ekonomik dar boğazlardan anka kuşu misali tekrar kendini inşa edebilmeyi bilmiş güçlü bir vatanseverlik sergikemiştir. Her yıkımı, bitişi, sarsıntıyı fırsata çevirmeyi bilmiş, bakış açısını değiştirebilmekteki kıvraklığıyla her alanda kendini ileri taşımayı başarmış bir millettir.

O nedenle geçmiş yaşanmışlıklardan ders almalı, hayatın bize bitiş gibi gösterdiği durumları fırsata çevirmeyi bilmeliyiz. Kimse merdivenin basamaklarını tek tek çıkmadan, "yaptığı işin çırağı olmadan" ne yazık ki zirveki başarıya, konfora, saygınlığa ulaşamıyor. Bunun bilincinde olmalıyız. Çevremizde olup bitenlere bakar kör olmadan empati yaparak, aynı noktadan bakmayı bilerrk yol almayı bilmeli, emoati yönümüzü geliştirerek yaklaşmayı öğrenmeliyiz. Bunu başaramazsak eğer çevremizde olup bitenlere göz yumup, kulak tıkayarak üç maymunu oynayarak kumdan kaleler inşa edersek sonuç hüsran olur. Kumdan kaleler en ufak bir dalganın, en ufak bir rüzgar esintinin darbesiyle yok olnaya mahkum olur.

Kumdan kaleler bize yaşam boyu başarı getirmez. Kimsenin hayatı kolay değil elbette ki, mücadele her dönem, farklı farklı yüzüyle bize kendini en sert yüzüyle tanıştırmayı bilmiştir. Ayağa kalkmakta zorluk çekmiş olabiliriz. Bizi kendimize getirmek için sarsan kaos ortamlarına sokabildiği zamanlarda, ayakta kalanların hikayesini yazan kişiler olmayı hedeflemeliyiz. Temel yapı taşıdır mücadele ruhudur aslında. Tarih mücadele eden başaranları yazar. Her zaman, her koşulda yeniden başlayabilmeli, yeni farklı ilham dolu hikayelerin kahramanı olabilmeliyiz. Ne zaman sadece sırtımızı birilerine dayayarak ömür geçirmek kolaylığına sığınır olduk. Neden böyle insanlara dönüştük zaman içerisinde .

İçimizdeki çevherin farkına varıp kendimizde öne çıkaracak güçlü yanlarımızı daha da güçlendirip yolumuza devam etmedik. Kendi ayaklarının üzerinde durabilen, kendini varedebilen bireyler olmak xor mu geldi karşılaştığımuz sorunlar.sorumluluklar karşısında. Yakınlarından aldığı destekle gölge karakter olan kişiler mi olmalıyız. Böylesi daha cazip hala ne zaman geldi. Önceliğimiz ne olmalı buna kafa yormalıyız. Çevresinden gelen destek , torpil, onun yerine iş bitiren kişilere sırtını dayayarak kurduğu kumdan kalesiyle, mutluluk pozları veren sahte gülüşlerin insanı mı?

Kendi ayakları üzerinde durabilen kişilik sahibi, özbenliğe sahip karakterli, omurgalı olmak mı? İç dünyasında başka, dış dünyasında başka, çevresinde olup bitenlere, olumsuzluklara kulak tıkayan bakar kör olarak varlığımızı sürmek mi? daha kolayımıza gelen çevremiz tarafından kabul gören taraf bu mu olmalı? Çevreden gelen destek bittiğinde, kendi başımıza kaldığımızda kimliğimizin hiç bir yaptırımı olmadığını anladığımızda mı? gerçekler tokat gibi uüzünüze çarptığında mı? kendimize acımayı bırakacağız. Yüzüne kapanan kapıları açmadığında, aynada kendinle başlayan iç hesaplaşmalarda tükenmişlik esir aldığında mı? kendi emeğimizin kıymetinin farkına varacağız. Başkasının gölgesinde elde edilen yükselişler ne kadar uzun ömürlü olur.

Başarı bunun neresinde? Başaran kim? Olur bu durumda. Siz kim olmak isterdiniz. Karar sizin hayatınızın dümenini başkalarının eline burakarak yaşamak mu? Kendi birikiminizle yol alabilmek mi? Gölge karakter mi? Gerçeğin kendisi mi? Seçimler hayatımızın pusulasıdır. Yönümüzü belirleyip öyle demir almalıyız zira tekne su olmaya başlalağında iş işten geçmiş olur. İş işten geçmeden gücümüzün farkında olalım, kişiliğimizle değer görelim. Kendi değerimizle ölmez eserler bırakıp tarihe adımızı anlamlı, kalıcı, esetlerde ölümsüzleştirelim.
YAZAR: Mualla Sabır GÜVEN

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12