İYİ MÜCADELE
Yazıma başlamadan önce Taksim'de yaşanan korkunç olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına baş sağlığı, yaralılara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Maçın tamamında olmasa da uzun süredir görmek istediğimiz mücadele eden, kazanma arzusu...

Yazıma başlamadan önce Taksim'de yaşanan korkunç olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına baş sağlığı, yaralılara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Maçın tamamında olmasa da uzun süredir görmek istediğimiz mücadele eden, kazanma arzusu olan Bandırmaspor'u maçın büyük bölümünde izleme şansımız oldu. Mulumba'nın yokluğunda takım dikine oynama çabasındaydı ancak bu seferde Manisalı futbolculara, özellikle ceza sahası yayı etrafında rahatça topla oynama fırsatı tanıdık ki golde öyle geldi.
İlk yarıda da benzer pozisyonlar verilmişti, devre arasında İsmail Yalçın'ın bu duruma müdahale edeceğini düşünmüştüm ama yanılmışım. Kendisinin bir diğer yanlışı da oyuncu değişikliklerinde çok geç kalmasıydı. Levent, Kerim ve Dembele son 15 dakikada ayakta durmakta dahi zorlandılar. Hatta uzatma dakikalarının son dakikasında Levent kendisini yere bıraktırarak oyundan aldırdı.
İkinci yarıya Okan'ın yerine Alpay'la başlamakta da bir o kadar doğru bir iş yaptı ve orayı koridor gibi kullanan Manisa'nın hücum gücünü azalttı. Oğuz Kağan, ileride iyi işler yapacağının sinyalini veriyor ama savunmada biraz sertleşmesi gerek. Amiyane tabirle rakibe biraz taban göstermesi gerekli.
Sezona fırtına gibi başlayan Kerim'in 5 maçlık gol orucu, üzerinde biraz baskı oluşturmuş gibi. Ancak iyi niyetli oyunu ve her an skora etki edebilecek becerilere sahip olması kendisinden beklentileri yukarı çekiyor. Penaltı kaçar, bu üzerinde ki baskıyı çoğaltmamalı. Temiz bir vuruş yaptı, kaleciyi de terse gönderdi ancak şanssızdı.
Penaltı pozisyonunda hakem Eren Özyemişçioğlu, pozisyona yakın olmasına rağmen nasıl dışarıda diye değerlendirdi anlamak gerçekten çok zor. Ve bu pozisyon bize Türk futbolunda VAR'ın ne kadar kötü uygulandığını gösterdi. Bir pozisyonun içeride mi, dışarıda mı olduğunu yorumlamak bu kadar uzun sürmemeli. Oyunun akışını yavaşlatırsan, sahada ki oyuncuları soğutursan, ülke futbolunun gelişimini de yavaşlatmış olursun.
Mevcut teknik direktör ile yolları ayırdıktan üç gün sonra yeni bir isim ile anlaşmak yönetim başarısıdır. Hele ki Mesut Bakkal gibi bir isim, şehirde tekrardan kenetlenmeyi sağlayacaktır. Mesut Hoca'nın son dönemlerine aldanmamak gerekiyor. Bir kulüp birçok çarklardan oluşur. Yönetim, teknik ekip, kulüp çalışanları, futbolcular ve taraftarlardan oluşan bir makinedir. Aksayan çarkı değiştirirsen makine tekrardan işlemeye başlayacaktır.
Mesut Bakkal'da tecrübesi, bilgisi ve futbol anlayışıyla bu takımı bir üst seviyeye çıkaracaktır.
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı