KÖYDE BİR EFSANE!..
1980’li yıllarda veya daha sonra olabilir, daha sonra mahalle oldu; Ocaklar Köyü’nde bir bakkal dükkanındayım... İçerde bir bakkal var, bir ben varım. . . Konuşurken dükkana güler yüzüyle Türk sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Mekin girmişti... Birden “aaa...

1980’li yıllarda veya daha sonra olabilir, daha sonra mahalle oldu; Ocaklar Köyü’nde bir bakkal dükkanındayım...
İçerde bir bakkal var, bir ben varım...
Konuşurken dükkana güler yüzüyle Türk sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Mekin girmişti... Birden “aaa Ahmet Mekin!” dedim...
O da gülerek, ”Evet Ahmet Mekin!...” dedi.
Çok mütavaziydi...
Daha sonra ne konuştuk, ben nededim, o ne dedi; 45-50 yıl olmuş hatırlamıyorum...

Tabi; ünlü bir kişiyi birden önünüzde görmek mutlaka bir heyecan yaratmıştır ogünkü 37’ci yaşımda... Ancak o anı bugüne kadar hiç unutmadım...
Hatta bazen bir araya geldiğimiz zaman “Ahmet Mekin’i ilk ben tanımıştım...” diyordum. Tavsiye edilmesi sonunda Ocaklar’a gelen ünlü sanatçı hayran olduğu doğası nedeniyle ailesiyle Ocaklar’a yerleşti. Köyden biri oldu.” Ben ünlü birisiyim,köyde oturmam öyle herkesle görüşmem” demedi. Herzaman sempatik, her zaman gülenç yüzüyle herkesle konuşur...

Ahali onu daha çok sevdi. Bizim halkımız büyüklük taslayan insanları sevmez... İşte fotoğraflar meydanda. Çay bahçesinde gördüğü insanlarla hatıra fotoğrafı çekilmek isteyenleri asla geri çevirmez, hatır sorar, sohbet eder. Köyde bir sokağa adını vermişler... Bu vesileyle, gençliğimizin bugün hayatta olmayan Ekrem Bora, Fikret Hakan, Ayhan Işık, Eşref Kolçak gibi Türk sinemasının ünlü oyuncularından, ünlülerin son temsilcisi olarak bugün 93 yaşında olan Ahmet Mekin’e Allah’tan sağlıklı uzun ömürler dilerim.
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı