"KÜLLERİNDEN DOĞMAYI İSTİYORSAN, ÖNCE YANMAYI KABULLEN."
"Küllerinden doğmak istiyorsan, önce yanmayı kabullen" diyerek alıntı bir sözle yazıma başlamak istedim. İnsanoğlunun fıtratında ne yazık ki bir doyumsuzluk, bir iç ego savaşı yüz yıllardır süre gelen bir davranış biçimi. Kendisinde olmayana sahip olma isteği...

"Küllerinden doğmak istiyorsan, önce yanmayı kabullen" diyerek alıntı bir sözle yazıma başlamak istedim. İnsanoğlunun fıtratında ne yazık ki bir doyumsuzluk, bir iç ego savaşı yüz yıllardır süre gelen bir davranış biçimi. Kendisinde olmayana sahip olma isteği bazen var olan gerçeklerini elinde olmadan kaybetmesine neden olmuştur.
Fırsatlar, sebepler, vazgeçişler, kabul edişler kavram karmaşası; onu, ruhunu bir açlığa inmiştir zamanla. Ancak bunun isteklerinin gerçekleşebilmesi için emek vermesi, sabır göstermesi, tekrar tekrar denemek zorunda olacağı gerçeğini görmezden gelişiyle farkında olmadan kendini tekrarlamıştıŕ.
Yanmak bazen başlangıçlara kapı açar maneviyatı yüksek insanlar bu yanışın aslında bir tevekkül kabul ediş olduğunun bilincindedir ve yanmak küllerinden yeniden doğabilmeyi getireceğini idrak edebilmişlerdir. Çünkü kül kabul edilen aslında yine kendisine ait parçalarıdır. Kayıplarımız olgunlaştırır, varolanın değerini bilmemize yardımcı olur. Keşkeler yerine iyiki ler olmalı hayatımızda.
Yani keşke istediğim eğitimi alsaydım yerine, iyi ki kendime, kişisel gelişimime yatırım yapmışım olmalıdır. Kendine yatırım yapmak, sağlıklı bakış açısı kazandırır. Madalyonun iki yüzünü görüp yorumlama yetisi kazandırır. Her yaşanmışlığın bambaşka kapılar açtığını bilmek belki ruhumuza huzur verecektir.
Hayata bakış açımız değişmeden değişime kapılarımızı açarak; gelişimle, değişimle, ilerlemek sarf ettiğimiz çabalar gösterdiğimiz sürece bizi istediğimiz hedeflediğimiz yerlere taşır. Bu nedenle alıntı da olduğu gibi "KÜLLERİNDEN DOĞMAK İSTİYORSAN,YANMAYI GÖZE ALMAYI " bilmelisin...
Bazen doğru zaman yoktur; sadece anlar vardır, varılan anlara anlam kazandırmak elimizdeyken bunu en güzel şekilde değerlendirmeyi bilip, kendimize ne kadar özel, değerli ve eşsiz olduğumuz bilinciyle hareket edersek yaşamda bize hak ettiğimiz güzelliklerle ödüllendirir. Yeter ki kendimizde bu gerçeğin farkında olalım, odaklanım ve farkındalığımızı arttıralım. Sevgiyle, hoşgörüyle, tevazuyla yola çıkanlar her daim iyi sonuçlar elde etmiştir.
YAZAR: Mualla Sabır GÜVEN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?