KULÜBE
Yeni yıla 3 puanla başlamak iyi olurdu ama olmadı. Sebepleri bugüne kadar hep yazdığımız şeyler aslında. Yetersiz kadro, buna bağlı olarak doğru düzgün bir hücum sistemimizin olmaması. Rakip takımda dyran toplarda iyi pozisyon alıp adam adama yerine alan...

Yeni yıla 3 puanla başlamak iyi olurdu ama olmadı. Sebepleri bugüne kadar hep yazdığımız şeyler aslında. Yetersiz kadro, buna bağlı olarak doğru düzgün bir hücum sistemimizin olmaması. Rakip takımda dyran toplarda iyi pozisyon alıp adam adama yerine alan savunması yapınca en önemli gol silahında etkisiz kalıyor. İstatistiklere baktığımız zaman tahmin ediyorum ki bu sezon ki en yüksek şut sayısıyla oynadığımız maçtı. Ancak bu sayılar kimseyi yanıltmasın, ortada bir oyun yoktu. Manisa çok hızlı şekilde skoru bulunca yaslandı ve top bizde kaldı. Manisaspor’un kalecisi Alperen’de gününde olunca enteresan bir istatistik çıktı ortaya.
Maçın daha 20. saniyesinde ki pozisyonu Coşkun gole çevirebilse ya da hemen akabinde İbrahim’in iptal edilen golü geçerli sayılsa başka şeyler konuşuyor olabilirdik. İptal edilen gol için bence faul yok, İbrahim’in sırtı dönük, rakibini görmüyor ve topla hareket etmeye çalışıyor. Savunmacıdan sıyrılıp ileri gitmeye çalışan bir oyuncunun kolları vücuduna yapışık olmasını beklemek saçmalıktır.
Manisaspor’un şifresi aslında bu iki pozisyonda çözüldü, defansın arasına atılan toplarda problem yaşayacaklardı ve Mustafa Hoca’da sanırım böyle düşünmüştü ama tekrar bu fırsatları yakalayamadan rakip skoru buldu. Yenilen ilk iki golde ceza yayı üzerinden geldi, bu gibi pozisyonlarda Mulumba’nın eksikliğini daha çok hissediyoruz. Göbekte oyun sertliğini sağlayan ve oyun kurmada önemli rolü olan Mulumba’nın bu sene ne kadar önemli olduğunu herkes anlamıştır umarım. Son iki sezondur form düşüklüğü yaşıyordu ama Mustafa Gürsel ile yine eski formunu bulmuştu ve hocanın oyununda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Mulumba’nın yokluğunda Coşkun’un da performansı düştü.
Maalesef kulübemiz ligin en zayıfı olabilir. Hikmet, Faruk Can, Nomel yetersiz. Mehmet Özcan’ın iyi niyetinden kimse şüphe edemez, müthiş mücadele ediyor ama hedef Süper Lig ise bunlar kafi değil maalesef. Faruk Can’ın yaptığı hatalardan sene başından beri kaç gol yediğimizin hesabını tutamadım. Nomel kendiside ne oynadığını bilmiyor diye düşünüyorum. Tipik vasat Afrikalı futbolcu. Çok koşan, hızlı ama futbolu bilmiyor. Bu isimler Bandırmaspor’un ilk 11 oyuncusu olamaz.
Paulinho oyuna girdikten sonra hareketlilik getirdi ancak yüklenmemiz gereken dakikalarda takım yoruldu ve oyundan düştü. Bilin bakalım neden? KULÜBE. Oyuna müdahale edip, fizik gücünü yukarıya taşıyamıyoruz. İki oyuncu değişikliği ile tamamladık maçı.
13 Ocak’ta ara transfer sezonu açılacak. Bu tarihe kadar alınacak isimlerin belirlenip en kısa sürede imza attırılması gerekiyor. Bir sol bek, bir kanat, yaratıcı bir orta saha ve gol atabilen bir santrafor. Birkaç gün önce yerel bir gazetede transfer haberi çıktı. Billel Messaoudi ile 3 yıllık sözleşme imzalamış. 27 yaşında ki Cezayirli santrafor geçen sezon Göztepe’de kiralık oynadı. 23 maçta görev aldı, bunların 13’ü ilk 11 ve 5 gol 6 asist katkı sağladı. Bu sezon Kortrijk’e geri döndü. 15 maçta oynamış 7 maç ilk 11 ve 0 gol katkısı. Neresinden tutsam elimde kaldı. Birincisi gol atamayan bir santrafor, ikincisi Kuzey Afrikalı bir isime 3 yıllık sözleşme. Umarım gerçek değildir, umarım gerçekse ben yanılırım.
YAZAR: Gürol BEYGİRET
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı