MESELA!..
Öyle kolay değil yirmi yıllık iktidarı yıkmak. Ekonomi ne kadar bozuk olursa olsun. İşsizlik ne denli artarsa artsın. Bırakın yoksulluk sınırını açlık sınırının altında yaşayan nüfus yüzde 80’i bulsun yine de kolay değil. Çünkü seçmeni ikna etmek için miting...

Öyle kolay değil yirmi yıllık iktidarı yıkmak.
Ekonomi ne kadar bozuk olursa olsun. İşsizlik ne denli artarsa artsın. Bırakın yoksulluk sınırını açlık sınırının altında yaşayan nüfus yüzde 80’i bulsun yine de kolay değil.
Çünkü seçmeni ikna etmek için miting yapmak, yolsuzlukları sıralamak, hesap sorma sözleri vermek yetecek gibi durmuyor.
Normalde şirketlerde muhasebe müdürlüğü yapacak, liyakatten yoksun üst düzey bürokratların direnci var mesela.
Yirmi yıl boyunca iktidarın ballı ihalelerini alarak milyar dolarlık servet yapmış zenginler, bir şekilde müdahil olacaklar seçim sürecine mesela.
Havuz medya bilineni. Daha ne dolaplar, ne sahtekârlıklar, ne bel altı tezgahlar girecek devreye mesela?
Paranın gücüne esir olup, iktidar borazanlığına soyunacak daha hangi isimler boy gösterecek yandaş medyanın tartışma programlarında mesela?
Trol ordusuna daha kaç komutan daha kaç asker eklenecek mesela?
***
İmamoğlu’na bir ceza verdiler altılı masa ne yapacağını, nasıl davranacağını şaşırdı. Daha bunun gibi kaç senaryo var birilerinin çekmecesinde mesela?
Altan alta işlenen bir algı yapıştırılıyor muhalif kesime; “Kılıçdaroğlu dürüstmüş, kimsenin hakkını yemezmiş, sözünün eriymiş, egolarından arınmış bir kişiymiş amma velakin Aleviymiş. O nedenle Anadolu’dan oy alamazmış”
Aydınlar çıkıp; “Kılıçdaroğlu’nun dürüstlüğünü, hak yemezliğini sözünün eri oluşunu, kaprissizliğini kabul etmiş biri, sırf Alevi diye Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecekse vermesin zaten. Ayrıca bir kişiye sırf Alevi diye oy vermeyen birinden ne hayır gelir?
“Altı farklı düşünceyi bir araya getirip, asgari müştereklerde bir arada tutma başarısını gösteren bir lider Kılıçdaroğlu” deme cesaretini göstermiyorlar mesela.
Altılı masada Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğine takılı kalan liderler; Alevilik, Sünnilik çağdışılığına prim verdiklerini bilmiyorlar mesela.
Bu ülkede, dini siyasete alet ederek, iktidarı yakalamış zihniyetin kazandığı kaleleri, onlar gibi davranarak geri almak mümkün değil.
Bu gerçeği bir türlü kabul edemedik mesela!..
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı