Misafir
Bilmeden ne çok şeyi feda etmişizdir kimbilir hayat yolculuğumuzda kimini göz göre göre yolculamış, kimine inadına sımsıkı sarılmışız misafir olduğumuz dünya da. En çok içimizi acıdan, yaralayan, beraber omuz verdiğimiz dostlarımızı birbir yitirmenin ağırlığı...

Bilmeden ne çok şeyi feda etmişizdir kimbilir hayat yolculuğumuzda kimini göz göre göre yolculamış, kimine inadına sımsıkı sarılmışız misafir olduğumuz dünya da.
En çok içimizi acıdan, yaralayan, beraber omuz verdiğimiz dostlarımızı birbir yitirmenin ağırlığı çökmüştür omuzlarımıza.
Belki de tek taraflı bakmışız imtihanlarımız bizi bizden zaman zaman uzaklaştırmış, zaman zaman kenetlemiş yüzünü görmefiğimiz gönül dostlarıyla.
Misafirlik ettiğimiz hanemiz kalemiz olmuş çoğumuza görünmez duvarlar örmüşüz bilmeden etrafımızda olup bitenlere, kapatmış kapımızı sımsıkı kilitlemiş kimselerin içeri buyur edilmemesi için çabalamışız yıllarca çoğumuz kendi bencilliğimizde kök salmışız sarmaşık misali sarmışız dört bir yana kollarımızı en çokta kendimizi boğmuşuz kendi kaçışlarımızla.
Oysa hayat cömert sonsuz nimetiyle gün gün doyurmuş ruhumuzu, bedenimizi. "Misafir rızkıyla gelir" desturu her hanede anlam bulurken rızkın kendisi utanır olmuş sınandığı olaylardan kim ölümsüz, kim götürmüş, paylaşılamayan onca dünya malını.
Dünya malı için kalp kırmaya gerek varmı gönüller tamir etmek varken. Gülümsek, birbirine omuz vermek, verilen nimeti bölüşmek çoğalmak bir sofra başında türlü nimetlere şükrederek.
Ne zaman bu kadar gözü karattık dünya nimetleri için en yakınımıza düşman olduk. Misafiri olduğumuz dünyalıklara bel bağlayıp bugünümüzü heba ettik. Ne için, kimin için vazgeçtik kimliğimizden, kişiliğimizden, omurgasız bireylere dönüştük. Misafirlikte bir yere kadar drmrki Nasrettin hocanın demesi gibi " Ye kürküm ye" dünyası olduk.
YAZAR: Mualla Sabır GÜVEN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı