OYUNUN SONU
Siyasette solun olmazsa olmazları var. Bunları atlarsan çuvallarsın. Ya da kimin sola kimin sağa yakın davrandığını karıştırırsın. Sonra da bilmiş bilmiş ahkam kesersin. Solun sınıfsallığına kadar gidip kafa karıştırmadan şunu belirtelim önce: Sol, daha çok...

Siyasette solun olmazsa olmazları var. Bunları atlarsan çuvallarsın. Ya da kimin sola kimin sağa yakın davrandığını karıştırırsın.
Sonra da bilmiş bilmiş ahkam kesersin.
Solun sınıfsallığına kadar gidip kafa karıştırmadan şunu belirtelim önce: Sol, daha çok önce insan felsefesine yakındır. Yani kişileri dinine, etnik kimliğine… bakarak değerlendirmez.
AK Parti’nin barış sürecine, sol felsefe ile yoğrulmuş bireylerin ılımlı bakması, bu nedenledir.
AKP tabanının sessiz kalması hatta yavaştan Kürtlerin mağdur olduğu, ezildiği yönünde söylemler geliştirmeye başlamasının temelinde de Tayyip ERDOĞAN’a duydukları sonsuz güven yatmaktaydı.
İşler ters döndü. Solculuğun ne olduğunu bilenler aynı yerde.
ERDOĞAN’A gözü kapalı bağlı olanlar HDP düşmanı olup tam ters cephede konuşlandı.
O günden bu yana HDP üzerine bir ötekileştirme kampanyası başlandı. Başarılı da olundu.
Şu an, yedi milyon küsur oyu olan bir partiye sorgusuz sualsiz vatan haini gözü ille bakan çok önemli bir kesim var.
Bu kesimin belli bir partisi falan yok.
İşte oradan oraya savrulan CHP’li genç teğmen “Mehmet Ali Çelebi’nin” seçme şansım olsaydı (6+1 göndermesi yaparak) “Cumhur ittifakına destek verirdim” demesinin temelinde bu HDP düşmanlığı ya da toplumda yaratılan bu düşmanlığa sığınma kolaycılığı var.
CHP’ye bu pencereden bakıldığında kozmopolit bir yapı oluşturduğu kesin.
O yüzden önümüzdeki seçimlerde parti gözetmeksizin parlamenter demokratik sisteme kilitlenmeli çağdaş demokrasiye gönül verenler.
Ve şu çağrı yapılmalı: “Eğitim can çekişiyorsa, yargı dahil tüm kurumlarda güven kaybı had safhadaysa, gençlerin geleceğe olan güveni yerle birse; devlet kadrolarında liyakat yerini sadakate, yağcılığa, akraba ilişkilerine , rüşvete… bırakmışsa ve ekonomik kriz dayanılmaz hal aldıysa bu, sistem sorunudur. “
Bu sistem değişmelidir.
Önce bu sistem değişmelidir.
Seçim arifesindeki HDP, din, FETÖ… söylemleri devam edegelen ötekileştirme, konsolide etme çabalarının bir parçasıdır.
Bir oyundur. Umarım birileri için oyunun sonu olur.
Yazar: Levent Gündoğan
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı