PATATES, SOĞAN...
Seçim, ekonomi temeli üzerine kuruldu. Gündem hiç değişmeden, hızla yükseliyor. Muhalefet baktı demokrasi, parlamenter sistem, güçler ayrılığı Falan milletin pek umurunda değil, o zaman "Patates, soğan güle güle Erdoğan” Burjuva demokratik devrimini es geçmiş...

Seçim, ekonomi temeli üzerine kuruldu. Gündem hiç değişmeden, hızla yükseliyor.
Muhalefet baktı demokrasi, parlamenter sistem, güçler ayrılığı Falan milletin pek umurunda değil, o zaman "Patates, soğan güle güle Erdoğan”
Burjuva demokratik devrimini es geçmiş bir ülkede asıl soruna inmek, deveye hendek atlatmak kadar zor. Bu yüzden muhalefet işin kolayına kaçtı.
Haklı.
Mutfakta yangın var kimin umurunda, devletin demokratik, laik, hukuk sıfatı.
Oysa, iflasın eşiğine neden geldik, niye paramız özellikle son üç yılda tüm yabancı paralar karşısında eridi?
Niye cari açığımız tarihi rekorlar kırdı?
Niye enflasyon yüzlü rakamlar geçti?
Bu sorulara yanıt vermekti asıl mesele.
Biraz uğraştılar.
Güçlendirilmiş parlamenter sistem, dediler. Yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü gibi söylemleri kullandılar, işin başında.
Tuttu mu?
Çok tutmadı...
Gündemin ilk sırasına pahalılık oturmuştu, seçime bir haftadan az kaldı. Gündem yine pahalılık.
Seçmen tenceresinin kaynadığına bakıyor.
Niye kaynamadığı ile ilgilenmiyor.
İşin özeti iktidar yolun sonuna geldiyse bu seçmenin demokrasinin eksikliğinden, yargının hantallığından, tek adamlıktan falan rahatsız olduğundan değil.
Yolun sonunun tek suçlusu, patates soğandır.
Asıl suçluyu bulup ona göre karar verecek seçmen profili ise belki Z denilen kuşağın eğer ülkede kalırlarsa Kemal’e ulaşması ile belki mümkündür.
O nedenle bu seçimin en çarpıcı sloganı, patates, soğandır.
PANİK YOK SAKİN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı