SANAT SOKAĞI
Karşıya alın satış kulübelerini. Duvardaki resimler bir bütünlük içerisinde sergilenme olanağına kavuşsun. Sürdürülebilir bir huzurun, güvenin, barışın, karşılıklı sevgi ve saygının sadece ve sadece sanatın katkıları ile mümkün olduğu tartışmasız bir gerçek....

Karşıya alın satış kulübelerini.
Duvardaki resimler bir bütünlük içerisinde sergilenme olanağına kavuşsun.
Sürdürülebilir bir huzurun, güvenin, barışın, karşılıklı sevgi ve saygının sadece ve sadece sanatın katkıları ile mümkün olduğu tartışmasız bir gerçek.
Sanat sokağı bu açıdan çok yerinde bir düzenleme.
Çocuklar için keman, gitar, saz kursları, büyükler için tiyatro, halk müziği, folklor kursları.
Her kesime hitap eden kitap kafe ve satranç masalarının yer aldığı şık bir kafe.
Gerek kitap kafenin gerekse kafenin camlarına şairlerin resimleri ile birer şiirlerinin giydirilmesi de ayrı bir hava ayrı bir incelik.
Sokağın bir diğer yanında basketbol, voleybol, halı saha ve bu spor alanlarında gençlerimizin amatörce spor yapması. (Amatörce diyorum çünkü amatör ruhla yapılan sporun sporcusu güzel, seyircisi saygılı. Ondan gerisi bence zararlı)
Sanat sokağının finalindeki kültür merkezi ise bitmek üzere.
İlçe, yıllardır eksikliği duyulan bir yapıya kavuşacak.
Hiç boş kalmasın.
Ayda bir, bir şair.
Sonra ayda bir; bir kitap, ayda bir tiyatro, ayda bir müzik dinletisi, ayda bir kent sorunlarının masaya yatırıldığı forum…
Şiir seven insanı sever, kitap okuyan beynini kullanır, müzik ruhu dinlendirir, tiyatro izleyen dinlemeyi öğrenir.
Ve sonuçta kavga etmeden, dedikodu yapmadan, iftira atmadan, yalana başvurmadan tartışır insanlar.
İşte o toplum gelişir.
O toplumda huzur, güven, saygı ve düşünce özgürlüğü vardır.
O toplumda kimse kimsenin kalemiyle uğraşmaz…
Kimse özveri ile ülkesine, ilçesine hiç bir karşılık beklemeksizin çabalayan kurumlara kişilere çamur atma, ad takma, kendince dalga geçme ucuzluğuna sapmaz.
Sapanlar ciddiye alınmaz, onları kendi fesatlıklarına mahkum eder.
Sanat sokağı projesini düşünenleri, pratiğe geçirenleri kutluyorum…
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı