SAVAŞ YENİ BAŞLIYOR
Hibrit Kuşatma Bugün dünya, cephelerin sadece barut kokmadığı; zihinlerin ve teknolojilerin çarpıştığı hibrit savaşın en karanlık evresine girdi. Bu savaşta mermiler, füzelerden değil; dezenformasyondan, enerji ablukalarından ve siber sabotajlardan geliyor....

Hibrit Kuşatma
Bugün dünya, cephelerin sadece barut kokmadığı; zihinlerin ve teknolojilerin çarpıştığı hibrit savaşın en karanlık evresine girdi. Bu savaşta mermiler, füzelerden değil; dezenformasyondan, enerji ablukalarından ve siber sabotajlardan geliyor.
1) Küresel Kumar: Hürmüz Denklemi ve Trump’ın Resti
Trump, Hürmüz Boğazı üzerinden başlattığı denizlerdeki savaş ile sadece İran’ı değil, küresel enerji damarlarını da hedef alıyor. “Geçiş ücreti ödemeyen her gemiyi vurma” tehdidi, ekonomik bir baskıdan ziyade bir enerji terörü hamlesidir. Umman donanmasının ablukası ve kapanan boğazlar, insanlığı II. aşama felakete sürüklerken, Trump’ın kendisini Epstein davası sonrası adeta “dokunulmaz” ilan eden şuursuz tavrı, rasyonel devlet aklının iflas ettiğini gösteriyor.
2) İnançlar Üzerinden Sabotaj: Aksa Senaryosu
Hibrit savaşın en kirli yüzü, kutsal değerlerin silah olarak kullanılmasıdır. Profesör Jiang’ın iddia ettiği gibi, Aksa’nın altındaki kazı çalışmalarını bir “İran füzesi” saldırısı gibi gösterme planı, sadece askerî bir strateji değil; küresel bir inanç depremi yaratma çabasıdır. Hedef sadece Tahran değil; Türkiye’nin enerji santralleri, su depoları ve altyapı güvenliğidir.
3) Doğu’nun Yanıtı: Çin ve Nükleer Uyarı
Çin’in İsrail’i haritadan silen dijital hamlesi ve uçaklarının Tahran’a inişi, “tek kutuplu dünya”nın sonudur. “Nükleer dayatan, nükleerle yok olur.” uyarısı, hibrit savaşın nükleer bir kışa dönme riskini her an taze tutuyor. Pentagon’un Vatikan’a kadar uzanan tehdit dili ise savaşın artık hiçbir kutsal tanımadığının kanıtıdır.
Yerli Direniş ve Niceliksel Üstünlük
Tüm bu kuşatmanın ortasında Türkiye, İsrail’in F-35 gibi yüksek maliyetli teknolojik kibrine karşı, yerli üretim hızı ve niceliksel üstünlüğüyle bir direniş kalesi olarak duruyor.
Maliyet asimetrisi, İsrail’i savunma maliyetleri altında ezilecek bir noktaya getirmek için stratejik bir deha gerektirir.
Bu sadece bir tarihsel atıf değil; altyapımıza, suyumuza, enerjimize ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkan “vicdanlı bir mühendislik” ve millî dirençtir. Hibrit saldırılara karşı “güvenlik kasa” felsefesiyle teknolojiyi savunmanın merkezine koyan bu ruh, en büyük kalkanımızdır.
Sonuç: Kim Daha Dirençli?
Savaş yeni başlıyor. Bu, sadece füzelerin değil; sabrın ve yerli üretimin savaşıdır. Trump’ın kumarı, Çin’in resti ve İsrail’in kirli planları karşısında ancak kendi teknolojisini üreten, kendi enerjisini koruyan ve kenetlenenler ayakta kalacaktır.
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı