SIRA BASKETBOLDA
Yeni sezona art arda yapılan transferler ve yeni açılan modern tesislerle “bomba gibi” giren Teksüt Bandırmaspor’da yüzler gülüyor… Başında Onur Göçmez gibi maddi manevi birçok yönde güçlü bir başkanı olan, bugün artık yeni adıyla “Teksüt Süt Mamulleri A.Ş....

Yeni sezona art arda yapılan transferler ve yeni açılan modern tesislerle “bomba gibi” giren Teksüt Bandırmaspor’da yüzler gülüyor… Başında Onur Göçmez gibi maddi manevi birçok yönde güçlü bir başkanı olan, bugün artık yeni adıyla “Teksüt Süt Mamulleri A.Ş. Bandırmaspor"u, bana göre artık sadece futbol ”kesmez”, basketbol da olmalı…
Bandırmaspor yeni yönetim kurulunda Basketbol Şube Sorumlusu görevine seçilen Özkan Kılıç gibi basketbolda “uzman” bir kişinin bulunması Bandırmaspor için büyük şans. Özkan Kılıç eski Banvit Basketbol Kulübünün 30 yıla yakın başkanıydı. Onun en önemli destekçileri de eski Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş.(BANVİT) kurucusu Vural Görener ile eski Banvit Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener’in de olduğunu unutmayalım.
Banvit A.Ş’nin satılmasından sonra basketbol kulübü kapatılmıştı. Son sponsor şimdi artık Bandırmaspor Kulübü’ne sponsor olan Teksüt idi.
58 yıl önce kurulan Bandırmaspor, futboldan sonra Basketbol’a da el atarsa mutlaka başarılı olacaktır. Bandırma basketbola hasret kaldı…
Tabi bu konuda Başkan Onur Göçmez’in büyük desteği şart…
Sponsorluk, hem sponsora hem takımın bulunduğu yerlere büyük faydası oluyor. Mesela önemli bir şirket olan Süt Sanayi A.Ş. (Teksüt)’ü BANVİTSPOR’a sponsor olmadan önce kaç kişi veya kaç ülke tanıyordu? Evet mutlaka az da olsa tanınıyordu ama Banvit’in seri halde gelen başarıları sonunda Avrupa’da, Rusya’da, İsrail’de aldığı başarılı neticeler sonunda çok daha geniş bir alanda tanınmaya başlamıştı. Mesela; Bandırmaspor'un önceki sponsoru Bey Çimento’yu ben de çok kişi gibi sponsor olduktan sonra tanımıştım.
Bandırmaspor futbol takımı nekadar başarılı neticeler alırsa alsın konumu itibariyle yanı TFF 1.Liginde olduğu için adı sadece yurt içinde duyuluyor… Ama bakın, konu basketbol olunca size şöyle bir tane örnek göstereyim.
2017 yılında İntegral Foreks Türkiye Kupası’nda şampiyon olduktan sonra, FIBA Şampiyonlar Ligi finalinde deplasmanda İspanya takımı Tenerife’ye mağlup olan Bandırma Banvit, AVRUPA İKİNCİSİ olmuştu. Çok sayıda ülke takımının bulunduğu FIBA Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak her takımın harcı değildi. Bu başarı Banvit adının tüm Avrupa’da duyulmasına vesile olmuştu.
Banvit’in bu başarısı sadece bu maçta değildi; bu maça gelinceye kadar hangi milletin takımlarıyla karşılaşmışsa Banvit adıyla birlikte ülkemizin ve de Bandırma’nın adının geniş bir alanda tanınmasına vesile oluyor. Yani normal yollardan yapılamayacak reklam, spor sayesinde gerçekleşebiliniyor.…
Onun için yenilikçi, yatırımcı, başarılara doymayan Teksüt Bandırmaspor Başkanı Onur Göçmez futboldan sonra basketbola da mutlaka yatırım yapmalı…
Bandırma Basketbol’a hasret…
YAZAR: Erdem ÖZCAN
" Twitter'e Yasak Yolda "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı