SİZ?....
Sorun "Allah korkusu" olup olmamasında değil. Sorun her konuyu dini fetvalara göre değerlendirmekte. Ve hiç peygamber çıkmamış Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç gibi Kuzey ülkelerinde suç oranı yok denecek kadar az. Bunun tek nedeni var: "Özgür Vicdanla denetlenen Evrensel Ahlak kuralları" Evrensel ahlakta hırsızlık , rüşvet, adam kayırma, görevi kötüye kullanma, iftira atma, yalan söyleme.... yoktur. Ne olursa olsun, kim ne derse desin, hangi koşullarda olursa olsun hoş karşılanmaz.

Ve evrensel ahlak ı n en g üç l ü denetimi ki ş inin ö zg ü r vicdan ı ile yap ı l ı r.
Allah korkusu ö ne s ü r ü lerek toplum dizayn edilen ü lkerde ö zg ü r vicdan geli ş me ortam ı bulamad ığı i ç in olsa gerek evren ahlak kurallar ı ndan s ö z edilmesi bile su ç tur.
En basitinden evrensel ahlak r ü ş veti hi ç bir ş ekilde kabul etmezken, Ortado ğ u ü lkelerinde birinde e ğ er gavurlar ı alt etmek i ç in al ı n ı yorsa haram de ğ ildir, dedi ğ i anda vicdanlar rahatlar.
Ya da evrensel ahlak k üçü k k ı z ç ocuklar ı n ı n dedesi ya şı ndaki insanlarla evlenmesine sap ı kl ı k derken, bir fetva feodal toplumlar ı susturmaya yeter.
Çü nk ü ,o toplumlarda as ı l olan dinsel kurallard ı r. Ve bu kurallar ı din ad ı na konu ş an, ç o ğ unluk bilimi k ö t ü leyen a ç ı k ç a cehaleti savunan,y ö neten ile y ö netilen aras ı nda tepkisizlik ba ğı n ı kurmakla g ö revli kesimdir.
Burjuva Demokratik Devrim s ü recini es ge ç mi ş halklar ı n d ü ş t ü ğ ü en b ü y ü k tuzak budur.
Ve o toplumlar bilimsel verilerden ç ok; din ad ı na konu ş tuklar ı n ı s ö yleyenleri ciddiye al ı rlar.
Ancak din ad ı na konu ş anlar ö ylesine farkl ı ş eyler s ö ylerler ki, ayn ı dine inananlar beyinlerini kullanmak yerine fetva(!)lara g ö re hareket ettikleri i ç in hep kavga halindedirler.
Oysa ş imdi hi ç bir g üç Danimarka ile İ zlanda'y ı sava ş t ı ramaz.
Çü nk ü orada din istismar ı yoktur. Evrensel ahlak vard ı r. Evrensel ahlak ı denetleyen ortak k ü lt ü rle yo ğ rularak olu ş mu ş bir vicdan vard ı r.
Ü lkemizdeki ç ocuk istismarlar ı n ı , kad ı na ş iddeti, kad ı n cinayetlerini "Allah korkusunun olmamas ı na" ba ğ lamaya ç al ış anlar var.
Bunlar ilk ve orta ö ğ retimde bilimsel e ğ itimin yerinin dini e ğ itime b ı rak ı lmas ı n ı savunacak kadar ileri de gittiler.
Bilimden kopu ş orta ç a ğ a gidi ş tir.
Bilimsel e ğ itim olmayan ü lkelerde iktidar sahipleri zengin; halk yoksuldu r.
Aralar ı ndaki denge yoksullar cennete gidecek telkinleri ile sa ğ lanmaya ç al ışı l ı r.
Kuzey ü lkeleri evrensel ahlak ö zg ü r vicdana ö rnek, Arap ü lkeleri ise Dini kurallarla yo ğ rulmu ş feodal ahlaka ve fetvalarla harekete ge ç en vicdana ö rnektir.
Siz nerede ya ş amak isterdiniz?
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı