Sömürgecilerin 25 Milyar Dolarlık İflası ve TRÇ Şafağı
Tarih, sadece savaşan orduları değil, sömürerek ayakta kalanların çöküşünü de yazar. Bugün “Amerika-İngiltere” diyerek diz çökenler, aslında birer modern köle gibi sömürgeci bir enkazın önünde eğiliyor. Ancak unuttukları bir şey var: Ne Pers İmparatorluğu ne...

Tarih, sadece savaşan orduları değil, sömürerek ayakta kalanların çöküşünü de yazar. Bugün “Amerika-İngiltere” diyerek diz çökenler, aslında birer modern köle gibi sömürgeci bir enkazın önünde eğiliyor. Ancak unuttukları bir şey var: Ne Pers İmparatorluğu ne de cihanşümul Osmanlı, başkasının kanıyla değil, kendi ruhuyla yaşadı ve bugün yeniden uyanıyor.
Kral Charles’ın “Washington” tiyatrosu
Kral Charles, sömürgecilikle büyüyen krallığını kurtarmak için Washington’da Amerika’nın önünde diz çökerken “geleneksel müttefiklik” masalları anlatıyor. Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kendini denizlerin efendisi sanan bir İngiltere varmış. Ancak o “varmış” kısmı tarihin tozlu raflarında kaldı. “Yokmuş” kısmı ise bugün Washington’da, Amerika başkanının kapısında bir sadaka beklerken somutlaştı.
Evet, nereden nereye?
Amerika’nın peşinden ayrılmayan İngiltere, aslında batmakta olan bir geminin filikasından başka bir şey değil. Sömürerek geldikleri bu noktada artık sömürecek bir şey bulamadıkları için birbirlerini yiyorlar. “Modern dünya” dedikleri şey, kanla beslenen bir parazitten ibaret.
Yuan ve ruble dönemi başlıyor
Amerika’nın meşhur doları artık sadece bir kâğıt parçası. Pentagon yetkilisi Jules Hurst, 29 Nisan’da yaptığı açıklamada 25 milyar doların kaybolduğunu ifade etti. Petro-yuan etkisini göstermeye hazırlanıyor. Suudi Arabistan ve BAE artık “dolar değil, yuan” diyor. Çin yuanı ve Rus rublesi ticaret hattına dâhil olduğunda, Amerika’nın bastığı paralar etkisini yitirecek. Doların, küresel sistemdeki ağırlığını kaybetmesi bekleniyor.
81 ilde Türkiye’nin savunma stratejisi
25 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye, savunma stratejisini 81 ile yaydı. Artık merkezi bir yapıdan ziyade, her şehir savunma kapasitesini artıran bir yapıya yöneliyor. Neden 81 il? Çünkü karşı karşıya olunan tehditler çok boyutlu. Türkiye, birden fazla ülkenin oluşturabileceği risklere karşı savunma planlamasını genişletti.
Savaşın aşamaları ve TRÇ ittifakı
Hava saldırıları ve füze sistemleri modern savaşın ilk aşamalarını oluştururken, olası bir üçüncü aşama kara operasyonlarını içerebilir. İran’ın geniş askeri kapasitesi de bu denklemde dikkat çekiyor. Öte yandan, gündemde olan Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ) iş birliği, küresel dengeler açısından önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Osmanlı’nın tarihsel mirası ve Pers medeniyetinin derinliği sıkça referans gösterilirken, günümüzde güç dengeleri teknoloji, ekonomi ve diplomasi üzerinden şekillenmektedir. Türkiye’nin savunma yapılanması ise bu çerçevede değerlendirilmektedir.
YAZAR: Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı