TACİZ VE İFŞA
Evde, okulda, işte, ilişkide, kadına taciz her yerde! Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla toplumun farkındalık seviyesinde de bazı değişimler oldu, olmaya da devam ediyor. Şahsen ben en çok da feminist bilincin artmasından memnunum. Ataerkil hukuk...

Evde, okulda, işte, ilişkide, kadına taciz her yerde!
Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla toplumun farkındalık seviyesinde de bazı değişimler oldu, olmaya da devam ediyor. Şahsen ben en çok da feminist bilincin artmasından memnunum. Ataerkil hukuk sistemi ve toplum yapısına karşın kadınlar burada haklarını arayabiliyorlar. Burada kadınlar arasındaki empati ve dayanışma duygusu çok güçlü. 'Yalnız değilim' hissi paha biçilemez. Ancak tabii ki adalet buralardan sağlanmamalı fakat sistemin ve hukukun kadını korumaması ve 'yalnızlaştırması' doğal olarak haklarını başka yerlerde ve başka şekillerde aramaya itiyor.
TACİZ
Bir tacizi kabullenmek ne kadar zordur, yaşayan bilir. Hele ki karşınızdaki kişi hiç beklemediğiniz biriyse, yaş olarak sizden büyükse, toplum tarafından kabul görmüş, ‘’saygın’’, sevilen biriyse. ‘’Net’’ ibareler yoksa kendiniz bile inkâr edersiniz. ‘’Hayır öyle değil!’’, ‘’Ben yanlış anladım.’’, ‘’O öyle biri değil!’’... Böyle bir durumu kendimiz bile kabullenemezken acaba başkası ne der? Toplum ne der?..
Taciz ‘’çok net’’ ise bile bu toplum sizden önce kanıt ister. Yalan söylüyorsunuzdur, iftiradır, dikkat çekmek isteyen bir kadınsınızdır, sadece. ‘’Kadının beyanı esastır’’ hayal bu ülkede...
İFŞA
Kadınlar seslerini yükseltmeye başladılar. Feminist bilinç gitgide artıyor ve toplumun her kesiminde yaygınlaşıyor. Kadınlar artık korkmuyorlar, taciz gibi ağır travmatik olaylarda bile kendilerini ifade ediyorlar. İfşa edebilme cesareti gösteriyorlar. Bu da açıkça feminizmin başarısıdır.
'Susma, bitsin'
Entelektüel ya da ün sahibi bir erkek öldüğünde, sevdiğim biriyse dahi anmaya korkuyorum. O büyük ustaların, üstatların, duayenlerin kim bilir içlerinde kaç tane tacizci, tecavüzcü vardı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Sümen altı edilip tarihe karışanlar... O yüzden susmayın, bitsin! Böyle durumlarda fail cezasını yaşarken çeksin. Bedelini mutlaka ödesin! Ödesin ki aklı başına gelsin, bir daha aynısını bir başkasına yapamasın. Olay fail zincirine dönüşmesin, son bulsun!
Tacize uğrayan kadın, bedel ödeyen kadın ama mağdur erkek!
İşin ilişkisel boyutuna da bakacak olursak; offff. O kadar flu bir alan ki bu! Eğer tacize ilişki içerisinde bulunduğunuz bir erkek tarafından uğruyorsanız; geçmiş olsun! Bunun bir taciz olduğunu kabullenmek, ‘’onun’’ kötü biri olduğunu kabullenmek, kimsenin size hak vermeyeceğini kabullenmek... O kadar yorucu, o kadar yıkıcı bir süreç ki bu. Başta kendinizle, sonra toplumla savaşıyorsunuz. Sonuçta siz yenik çıkıyorsunuz. Erkek, her zamanki gibi sapasağlam ayakta!
Bir insan ilişki içinde de tacize uğrayabilir. Evlilik, sevgililik, flört tacizi, tecavüzü meşrulaştıramaz! Evli olduğu için, sevgili konumunda olduğu için uğradığı tacizi, tecavüzü anlatamayan o kadar çok kadın var ki, inanamazsınız.
‘’Ben hiç tacize uğramadım.’’ diyebilen bir kadın var mı içimizde?
Taciz, tecavüz gibi olayları cahil, kaba, sağ cenaha iteleyen entelektüellerin, akademiklerin ve solcu abilerin de dibi tuttu artık farkındaysanız. Sonunda! Bu grubun özellikle toplumda güveniliritesi o kadar yüksek ki, mağdurlar daha yeni yeni cesaret edebiliyorlar ifşaya. Ve sonrasında gelecek olan linçe. Erkek adalet, yine nasıl yapıyorsa yapıyor faili mağdurlaştırıyor. İfşayı gerçekleştiren kişiye öyle ithamlarda bulunuyorlar ki, yaptığına yapacağına pişman ediyorlar. Fakat artık devir değişti. Kadınlar birbirinden güç alıyor. Çünkü bu ülkede yaşayan her kadın bu duyguyu çok iyi biliyor. ‘’Ben hiç tacize uğramadım.’’ diyebilen bir kadın var mı içimizde? Hiç sanmıyorum...
Toplumda iyi yerlere gelseler bile erkek hep erkek. ‘’Törpüleyin abicim artık kendinizi!’’ Aksi halde bir gün sıra size de gelecek. Kadınların şakası yok, haberiniz olsun. Uykularınız kaçsın!
Yazar: Sezen Öz
İLİŞKİLER ÜZERİNE; TOKSİK MASKÜLİNİTE 101
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı