21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,07 ₺EUR/TRY:56,25 ₺ALTIN:7.005,11 ₺Bandırma:23,3 C
Köşe Yazısı

İLİŞKİLER ÜZERİNE; TOKSİK MASKÜLİNİTE 101

Toksik, maskülin, toksik maskülinite nedir bunlar? Sürekli dillerde, her yerde görüyoruz. Türkçe karşılığı ‘’Zehirli Erkeklik’’. Hadi biraz daha yakından bakalım. Bu bir köşe yazısı olduğu için, akademik bilgi ve terimsel kullanımlardan daha çok ‘’pratik’’...

Velhasıl Gazetesi
Toksik, maskülin, toksik maskülinite nedir bunlar?. Sürekli dillerde, her yerde görüyoruz. Türkçe karşılığı ‘’Zehirli Erkeklik’’. Hadi biraz daha yakından bakalım.

Toksik, maskülin, toksik maskülinite nedir bunlar? Sürekli dillerde, her yerde görüyoruz. Türkçe karşılığı ‘’Zehirli Erkeklik’’. Hadi biraz daha yakından bakalım.

Bu bir köşe yazısı olduğu için, akademik bilgi ve terimsel kullanımlardan daha çok ‘’pratik’’ üzerinden gitmek mantıklı olacaktır.  Zaten ele almak istediğim konu esasında; ‘’ilişkiler bağlamında toksik erkeklik’’.

Ülkemiz üzerindeki örneklerden gideceğimiz için, şunu söyleyebilirim ki; toksik maskülinitenin egemen olmadığı bir ilişki anlayışı nerdeyse yok! Aslında burada karşılıklı bir ‘’zehirleşme’’ mevcut diyebiliriz. Yani problem sadece erkekten kaynaklanmıyor. Kadın da buna katkı sağlıyor veya devam ettiriyor. Bitirmiyor, bitiremiyor. Peki ama neden? Giriş maiyetinde kısaca dört başlık altında inceleyelim.

Lovebombing

Love bombing yani ‘’sevgi bombardımanı’’. Genelde ilişkilerin başında görülüyor. Abartılı sevgi sözcükleri sizi adeta göklere çıkarıyor. Öyle bir hal alıyor ki, insan: ‘’bu bahsedilen ben miyim’’ kıvamına kadar geliyor. Kendinizi çok değerli hissediyor ve aradığınız sevgiyi bulmuş gibi hissediyorsunuz. Gerçekten partneriniz sizi adeta bir ilgi bombardımanına tutuyor. İstenilen, arzulanan kişi olma duygusuna kapılmamak için sanırım epey profesyonel olmak gerekiyor :)

Yeter mi? Hayır. Sıra sizi toplum içinde sürekli övmesine geldi. Gereksiz iltifatlarına public alanlarda da devam edip güveninizi iyice kazanıyor. Siz artık ‘yeaaa’ kıvamına geldiniz bile. Sürekli ‘’biricik’’ olduğunuzu hissettiren, sizsiz yaşayamayacakmış gibi davranan, egonuzu okşayan biri var. Bu duyguya sanki hep varmış gibi alıştınız. Gidişi ve bitişi sizi adeta ‘’yoksunluk krizine’’ sokacak bir ilişki. Nitekim bitiyor da. Sonrası malum… Kartallar avlarını en tepeye çıkarır, oradan yere bırakırlarmış. Daha çok ve iyice parçalara ayrılsın diye… Sizi en başında göklere çıkaranların, yine aynı hızla yere bırakması çok muhtemel.

Buna karşı koyabilmek elbette ki çok güç. Ama böyle bir terim boşuna yok. Yani siz ilk değilsiniz, son da olmayacaksınız.

Mansplaining

Mansplaining, İngilizce man (erkek) ve splaining (izah etme veya açıklık getirme) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Türkçe'ye açüklama, açükleme ya da erkekleme olarak çevrilmiştir :) Kabaca, bir erkeğin bir kadına, ya da kadınlara ‘’bilmişlik’’ taslamasıdır. Her şeyin en doğrusunu kendisinin düşündüğü gibi olması gerektiğinin getirdiği bir açıklama, fikrini kabul ettirme biçimi yani. Feminist yazar Rebecca Solnit, bu durumu "aşırı özgüvenin ve bihaberliğin kesişimi" olarak yorumlamıştır :)

Mansplaining i ilişki bazlı ele aldığımızda ise; her şeyin en iyisini kendinin bildiğini düşünen, partnerini her fırsatta baskılayan bir erkek tipi çıkıyor karşımıza. Eğitim durumu sizden daha iyiyse ya da yaşça sizden daha büyükse başlarda bunlar gözünüze hiç batmayacaktır. Hatta belki karşınızdaki insanı ‘’bilge’’ olarak bile algılıyor olabilirisiniz. Ancak, akabinde sizi özgüvensiz ve yetersiz hissettirecektir. Müdahele edilmediği sürece ‘’ben bilmem, beyim bilir’’ e evrilmesi işten bile değil bence. Çünkü siz sadece çok seviyorsunuz, hepsi bu :)

Gaslighting

İşin psikolojik ve bana göre en can alıcı kısmına geldik. Türkçe'de tam karşılığı olmayan gaslighting bir psikolojik manipülasyon ve taciz yöntemi. İnsanların kendi hafızalarını, algılarını ve akıl sağlıklarını sorgulamaya iten bir manipülasyon.

Adını, 1938 yapımı tiyatro oyunu Gas Light'tan (Gaz Lambası'ndan) alıyor. Oyunda bir erkek karısını deli olduğuna ikna etmeye çalışıyor, erkek gaz lambasını söndürdüğünde, karısını bunun aslında gerçek olmadığına, aklından uydurduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Gaslighing yaşanan ilişkilerin üç aşaması var: İdealleştirme, değersizleştirme ve gözden çıkarma.

İdealleştirme safhasında, mağdurun ayakları yerden kesilir ve manipülasyon yapan kişi beraberliklerinin mükemmel olduğu imajını yaratır.

Değersizleştirme safhası en zor olandır, mağdur hayran olunan bir kişiden, hiçbir şeyi beceremeyen birine dönüştürülür. İdeal olan birinden beceriksiz birine dönüştüğünü hisseden mağdur işleri yoluna koymak için çaresizce uğraşır.

Sonuncusu gözden çıkarma, bu süreçte manipülasyon yapan kişi mağduru bırakılır ve yeni birine yönelir, yeni mağdurunu idealleştirme ve baştan çıkarma da aynı süreçte gelişir.

Ghosting

Gölgelenme, herhangi bir belirgin uyarı veya gerekçe olmaksızın bir ortak, arkadaş veya benzer bir kişiyle tüm iletişimi ve teması durdurma ve daha sonra adı geçen ortak, arkadaş veya birey tarafından ulaşma veya iletişim kurma girişimlerini göz ardı etme uygulamasını tanımlamak için kullanılan bir konuşma terimidir. (Vikipedi tanımının Türkçe çevirisi)

İngilizce ‘’ghost’’ yani ‘’hayalet’’ sözcüğünün türetilmesiyle oluşmuştur. Bu durum genelde flört evresinde görülür. Erkeğin iletişim esnasında birden ortadan kaybolmasıyla oluşur. Kendi kaybolur, sizi de yok sayar. Kaçar yani :) Buna ne ya da neler sebep olur bilinmez. Canı öyle istemiştir. İlişkinizin konumunda dolayı (flört evresi) size hesap verecek hali de yoktur!

Şimdi bu yazıyı okuyan bir çok kadının ‘’Aaaa, evvett, ben de ben de yaşadım’’ diyeceğini duyar gibiyim :) Bunlar uydurma değil zaten arkadaşlar, işin akademik kısmı bizde yeni yeni palazlanmaya başlasa da dünyada epeydir var. İnsanlar oturmuşlar , yazmışlar. Profesyonelce kaleme almışlar.

Duygusal sömürünün çok tehlikeli boyutları olduğunu düşünüyorum. İlişkimiz ‘’biricik’’ olsa da, daha önce benzer durumları yaşamış insanların deneyimlerinden ders alabiliriz. Bazı şeyleri ‘’artık’’ farkedebiliriz. Farkında olduğumuz şeylere de, devam etmeyebiliriz. Karar sizin…

* ’’Gaslighting’’  * maddesi, Türkçe terminoloji yetersiz olduğundan, aynen; BBC Türkçe’nin 17 Aralık 2017 tarihli ‘’ Kadınlar anlatıyor: Aşk mı, tutku mu yoksa psikolojik manipülasyon yollu baskı mı?’’ röportajından alınmıştır. (https://www.bbc.com/turkce/haberler-42366171)

Haber: Sezen ÖZ

PEKİ ŞİMDİ NEREYE?

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12