22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:22,8 C
Köşe Yazısı

Toplumsal matematik

Bir yönetici, toplumu yönetirken matematiksel düşünebilir mi? Elbette. Ancak bu matematik, basit bir denklem gibi işlemiyor. Toplumu yönetmek, herkes için aynı formülü uygulamak demek değildir. Çünkü toplum, sayılardan değil, duygulardan, geçmişten, kültürden...

Eyup DEMİREZEN
Eyüp DEMİREZEN

Bir yönetici, toplumu yönetirken matematiksel düşünebilir mi? Elbette. Ancak bu matematik, basit bir denklem gibi işlemiyor. Toplumu yönetmek, herkes için aynı formülü uygulamak demek değildir. Çünkü toplum, sayılardan değil, duygulardan, geçmişten, kültürden ve hikâyelerden oluşur. Eğer yöneticiler herkesi aynı kefeye koyarsa, kimi zaman adaletin yerini adaletsizlik alır.

Düşünün, bir kasabanın tek okuluna iki öğrenci gelir. Biri varlıklı bir ailenin çocuğudur, her sabah kahvaltısını yapmış, sırtında yeni çantasıyla gelir. Diğeri ise yıpranmış ayakkabılarıyla, aç karnına sırasına oturur. Eğer öğretmen ikisine de “Aynı şartlardasınız, aynı sınavdan aynı başarıyı bekliyorum” derse, bu adil olur mu? Oysa gerçek adalet, dezavantajlı çocuğa destek olmayı, onun yarışa geriden başlamasını görmezden gelmemeyi gerektirir.

Ya da bir belediye düşünelim. Şehir merkezindeki yollar, parklar düzenlenirken, şehrin kıyısında yaşayan yaşlı, engelli ya da ekonomik olarak zor durumda olan insanlar unutulursa, yönetimin matematiği eksik kalmaz mı? “Herkese eşit hizmet veriyoruz” demek, herkese adil hizmet verildiği anlamına gelmez. Çünkü bazılarının ayağa kalkmak için ek bir desteğe ihtiyacı vardır.

Liyakat sahibi bir yönetici, toplumun farklı kesimlerini analiz edebilmeli, kimin nerede zorlandığını görebilmeli ve buna göre kararlar almalıdır. Eğer yönetim, yalnızca kuru bir matematikle ilerlerse, insan unsuru kaybolur, toplumun dezavantajlı kesimleri için hayat daha da zorlaşır. O yüzden yöneticiler, yalnızca sayıları değil, insanların hikâyelerini de bilmeli. Çünkü insanı anlamayan bir yönetim, eksik bir yönetimdir.

YAZAR: Eyüp DEMİREZEN

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47