Tren gelir hoş gelir
Bandırma, ulaşım açısından (kara-hava-deniz-demiryolu) önemli metropollere, köprü vazifesi gören bir şehir. Özellikle; Bandırma-İstanbul arası gemi-feribot, yine Bandırma-İzmir arası tren seferleri ile ‘kuzeyden-güneye’ bağlantı noktaları açısından da,...

Bandırma, ulaşım açısından (kara-hava-deniz-demiryolu) önemli metropollere, köprü vazifesi gören bir şehir. Özellikle; Bandırma-İstanbul arası gemi-feribot, yine Bandırma-İzmir arası tren seferleri ile ‘kuzeyden-güneye’ bağlantı noktaları açısından da, vatandaşların hem ekonomik, hem de ulaşım açısından rahatlığı ve konforu içinde tercih edilen bir şehirdi. Ne yazık ki bugün bu rahatlık, konfor ve ulaşım kolaylığı, uygulanan politikalar nedeniyle kesintiye uğradı. İktidarın yeni yaptığı köprüler ve yolların paralı olması, aynı zamanda devlet garantili geçişler nedeniyle uyguladığı ‘Ulaşım Politikası’ Bandırma’yı, vatandaşları, hatta diğer şehirlerde yaşayan insanları da, etkiledi… Yıllarca; Bandırma-İstanbul arası çalışan (yolcu-araç) feribot, kuzey ve güneyi birbirine bağlarken, hem ekonomik hem de rahatlık açısından tercih edilen önemli bir güzergahtı. Şimdi bu güzergah iptal edildi. Büyük feribotlar, artık bu hatta çalışmıyor. Yine pandemi döneminde çalışmayan Bandırma-İzmir tren hattı, yakın bir süre önce yeniden başlamış olmasına rağmen bu kez yine yol çalışmaları bahane gösterilerek iptal edilmiş durumda. İzmir’e tren ile gitmek istersen, 100 kilometre mesafedeki Balıkesir’e otobüs ile gidecek, oradan trene binerek İzmir’e gideceksiniz. Adeta yolculuk değil; çile çekmek gibi bir şey. Bence ‘çile yolculuğu’ adını koymak gerek! Gerek feribot, gerekse tren seferleri neden kaldırılır? İptal edilir? Anlam veremiyorum! Elbette ki, iktidarın politikaları sonucu ama vatandaşlar için ucuz, rahat, konforlu ve mesafe açısından da, tercih edilen feribot ve trenin eş zamanlı kaldırılması, bazı şeylerin de kafamızı kurcalamasına yetiyor? Paralı köprüler ve yollar, garantili köprü geçişleri, yap-işlet-devret ile yapılan çevre yollarının paralı olması, Bandırma-İstanbul arası feribot, yine Bandırma-İzmir hattındaki tren seferlerin kalkmasının en önemli nedenlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Vatandaşın lehine, yararına olan ne varsa iptal. Ama köprüleri yapan ihaleleri alan buralardan devlet geçişli garanti ücret alan müteahhitlere, akıtılan paralar… Bandırma bu bakımdan da, şehir olarak büyük metropollere bağlantı yolların kolaylığı özelliğini kaybetmiş, aynı zamanda halk kolay ve rahat ulaşım özelliğini de kaybederek, bugün ekonomik anlamda zorlanan ve yıpranan vatandaşlar; bu uygulama ile daha da mağdur duruma gelerek, ellerinden ‘Feribot ve Tren’ gibi önemli ulaşım araçlarını kaçırmışlardır. Bugün gerek Bandırma gerekse Balıkesir’de siyaset yapanlar, özellikle iktidar kanadı bu konuyu kendi gündemlerine getirerek, vatandaşların mağduriyetlerini önleme adına gerekli adımları atarak, yüksek zam ve enflasyon ile boğuşmak durumunda olan vatandaşlarına bu hizmetleri (feribot-tren) yeniden başlatmak adına, ortaya bir çaba koymalıdır. Bandırma adına politika üretenler, söz sahibi olanlar, iktidar mensupları siyasetçiler, önce Balıkesir’in büyükşehir olması sonrası; ‘Görün bakın Balıkesir’in nimetlerinden nasıl faydalanacağız’ diyenler, önce büyükşehir olarak Bandırma’nın yüksek su ve ulaşım tarifesi için ‘Ortak tarifeye geçeceğiz' diyenler, söylemlerinizi unutmadık. Su ve ulaşımda ortak tarifeye geçin. Sözleriniz hala daha arşivlerde kayıtlı… Ayrıca, Bandırma-İzmir arası tren seferlerin yeniden başlamasına ön ayak olun. Vatandaşlar İzmir’e tren ile gitmek için neden 100 kilometre yol kat ederek önce Balıkesir’e gitsinler? Neden? Yine Bandırma-İstanbul arası feribot seferlerinin yeniden başlaması için adım atın. Bandırma adına hem ticari, hem ulaşım açısından da büyük bir kayıp. Bu politikalarınızı gözden geçirin. Bandırma’nın ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasını soluyan ve hem ulusal hem de yerel anlamda siyaset yapanlar ve Büyükşehir ne zaman Bandırma için elinizi taşın altına koyacaksınız? Tren gelir hoş gelir… Ama Bandırma’ya boş gelir. Neden? Balıkesir’den bu yana gelemez… Neden gelemez? Neden gelemez, Büyükşehir?
Yazar: Can Emre
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı