21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,07 ₺EUR/TRY:56,31 ₺ALTIN:7.105,67 ₺Bandırma:28,6 C
Köşe Yazısı

Türk Mektupları_2

Türk ün içki ile imtihanı hemen her seyyahın dikkatini çeken önemli konulardan biridir.

Ulaş Töre SİVRİOĞLU
Türk Mektupları_2

Busbecq, daha Macaristan sınırlarında Türklerin içki merakı ile karşı karşıya gelmekte. Busbecq Türklerin şarap bulduğu zaman “sünger gibi içtiklerine” şahit olmuş. Bu neden böyleydi? Aslında Avrupalılar Türklerden daha fazla içki içseler de sarhoş olana kadar içme konusunda Türkler daha iddialı gibi..Meslek gereği İngilizlerle çalışma fırsatı bulmuştum. Kazı ekibindeki İngilizler günde ortalama 14-15 kadar bira içiyorlardı. Ama sabah molasında bir iki tane öğle arası bir-iki böyle gidiyordu.

Sarhoş falan da olmuyorlardı. Sanki bira onlar için ağır iş koşullarında kaybettikleri magnezyum, tuz vb mineralleri geri kazanmanın yoluydu. Hayatın olağan akışında sürekli karşınıza çıkan nesneler karşısında insan bir süre sonra duyarlılığını yitirir bu evrensel bir insan davranışıdır. Amazonlarda kimsenin kıyafet giymediği bir kabile için çıplaklığın sıradan bir olgu olması gibi… Batılı seyyahlar da Türklerin bu aşırı içiciliği karşısında durumu bu şekilde açıklamaya çalışmaktaydılar.…

Şarap o denli az bulunuyordu ki bulunduğu zaman sınırsızca içilmekteydi. Bir de fıkıh gereği bir yudumla bin yudum arasında pek fark görülmediğinden bir kere başlanmışsa sınırları zorlamak mantıklı gelmekteydi. Busbecq, Rumeli’de gezerken Sırplar hakkında da birkaç kelam etmiş. Sırp cenaze ve düğün törenlerine değiniyor. Gelin ile damadın sevgi seremonileri olmadan adeta birbirlerine düşman gibi davranması gerektiğinden söz etmekte. Evlilikler zaten aileler arasında yapılan anlaşmalar. Ama görüntüde de olsa damadın kızı kaçırması gerekliymiş; zira kızın gönüllü evlenmesi ayıptır diyor.

Aslında Soylu Vahşi adlı antropolojik çalışmamda bu sevgisiz evlilik biçimleri üzerinde durmuştum. Kadının bir erkeğe gönüllüce eş olması mazideki kültürlerde “yakışıksız” görünen bir olguydu. Kadın erkeğini sevmemeli, onun tarafından evliliğe zorlanmalıydı. Bu elbette geleneksel tutumdur. Yoksa illaki birbirlerini gerçekten sevenler vardı. Ama onların hikâyeleri öylesine ilginç geliyordu ki aşk destanlarına dönüşmeleri kaçınılmazdı. Yani bir kez daha şarap gibi aşk şarabının da doğuda ölçüsüz biçimde içildiğini görmekteyiz. Aşk ya hiç yok ya da ölümüne aşk biçimiyle var. Arası yok.

YAZAR: Ulaş Töre SİVRİOĞLU

KAYNAKLAR: Ogier Ghiselin de Busbecq, Türk Mektupları Kanuni Döneminde Avrupalı Bir Elçinin Gözlemleri (1555-1560), çev. Derin Türkömer, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2021, s.12.Busbecq, a.g.e. s.18 Töre Sivrioğlu, Soylu Vahşinin İzinde, Kafka , İstanbul,2026.

Baglantilar

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12