YÖNETİMDE KEYFİYET!....
Bir zamanlar bir belediye başkanı bir önceki belediye başkanının iş yerinin önünü kepçelerle kazdırmıştı. İş yeri önü kazılan bir önceki belediye başkanı da yeniden seçildiğinde muhalif bir gazetecinin yer aldığı kooperatif inşaatından zorla otuz bin Lira...

Bir zamanlar bir belediye başkanı bir önceki belediye başkanının iş yerinin önünü kepçelerle kazdırmıştı. İş yeri önü kazılan bir önceki belediye başkanı da yeniden seçildiğinde muhalif bir gazetecinin yer aldığı kooperatif inşaatından zorla otuz bin Lira bağış adı altında bir anlamda rüşvet aldı. Ondan sonra seçilen belediye başkanı da yine aynı gazetecinin inşaatına uyduruk nedenlerle büyük cezalar kesti. Yine en insaflısı şimdiki yerel yönetim çıktı.Konumu gereği muhalif olması gerektiğine inanan aynı köşe yazarının evinin önüne çöp tenekesi koymakla yetindi. İleride ne olacağı muamma. Yetki var. Su hattını kontrol edeceğim diyor kazdırıyor. Bir önceki dönem belediyesinden ruhsat almışsın; inşaat başlamış. Yeni başkan, ben senin planlarını kontrol edeceğim diyor durduruyor inşaatını hem de üç metre temel kazılmışken. İşin ilginci parayı aldığı saat içerisinde planlarda sorun olmadığını anlıyor. Biliyorum birileri bunları okurken "oh diyordur, canıma değsin". Desin. Lakin bu duyarsızlık hatta bu fesatlık -oh diyenler dahil- hepimizin geleceğini ipotek altına alıyor, bunun farkında değiliz. Yerel yönetimleri bir kenara koyalım. Ergenekon, Balyoz dediler. Genel Kurmay Başkanını terörist ilan edip içeri attılar. Kozmik odalara girip dosyaları kopyaladılar, bu ülkede. Günümüze bakın???. Yeniden yerele dönelim: Kefeler caddesi. Çok güzel oldu. İlçeye modern bir hava kattı. Bir baktık kaldırımlardaki masalar kaldırılmış, o alan sessizliğe bürünmüş. Bir gün sonra tekrar kondu. Güzel oldu. Niye bir gün kalktı, ertesi gün yeniden kondu? Çok önemli değil. Önemli olan şu: Keyfi hareket etmedeki geniş alan. Meclis üyelerinden birinin kafası kızıyor, gönder zabıtayı kes cezayı. Başka biri kafe sahibi ile sorun yaşıyor, kaldır masaları. Gazeteci muhalif, eleştiriyor; gönder çöp tenekesini koy evinin önüne. Böyle şey olur mu? Oluyor. O zaman da sizin keyfi tutuklamalara, adrese teslim ihale yönetmeliklerine, liyakatı es geçen işe alımlara.... tepki vermenizin pek bir inandırıcılığı kalmıyor. Halktan yetki alarak göreve gelenler ; o yetkiyi kişiselleştiremezler. Ne kadar kızsalar da, ne denlieleştirilse de... keyfi davranamazlar. Davranıyorlar... Ancak davranmamalılar. Bu bir eğitim. Kişilerin kendi iç dünyalarında yine kendilerince yapacakları eğitim. Ve bu eğitimden sınıf geçmek zor. Ancak asıl zor olan bu eğitimle tanışmamış, egolarına tutsak kişilerin yönettiği bir ülkede, bir şehirde.... yaşamak.
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı