TEKRAR TEKRAR….
Bir Haşim ULU kaldı. Usanmadan, yorulmadan hatta korkmadan yazan. Ne yazık ki, Susurluk yerel basını ya suskun, ya edebiyata merak sarmış, ya da helal olsun modunda. Bizi de “aman sana ne” duyarsızlığındayız sanmayın sakın . Bilmem kaç kez oturduk...

Bir Haşim ULU kaldı. Usanmadan, yorulmadan hatta korkmadan yazan.
Ne yazık ki, Susurluk yerel basını ya suskun, ya edebiyata merak sarmış, ya da helal olsun modunda.
Bizi de “aman sana ne” duyarsızlığındayız sanmayın sakın.
Bilmem kaç kez oturduk bilgisayarın başına.
Yazılacak konular değişmiyor. Düzelme yolunda da değil sanki.
Vatandaşta hemen her kuruma olan bir güvensizlik egemen.
Özellikle de hukukun üstün olduğuna inanmıyor insanlar. Yargının bağımsızlığına, yasalar önünde eşit olunduğuna… inanmıyor çok önemli bir kesim.
Ekonomi bozuksa, hani derler yaprak kımıldamıyorsa, asıl nedeni bu güvensizlik. Esnafın işi bozuk, iş adamı dertli, memur, işçi desen; herkesçe malum. Vergileri arttırmak, ya da yeni vergiler icat etmekle sadece birileri günü kurtarma peşinde. Ama nereye kadar?
Bakın yazdıklarımız aynı şeyler!
Yine tekrara düştük.
Hep aynı şeyleri yazmamak için sonbaharda solup yere düşen yaprakların hışırtısından başka seçenek yok gibi.
Ayrıca öyle bir durumdayız ki, yazdığınız her şeyden bir suç bulup çıkartmak mümkün.
“Doğru olmayan bilgileri alenen yaymak” mesela.
Ya da “ halkı kin ve nefrete teşvik etmek”.
İyi ki yerel yönetimlerde yargı gücü yok. Yoksa?...
Yerel yönetimde de yazsan, “tekrar’dan” öte geçemiyorsun.
Asfalt dökümü yarım kaldı. Yazın mı dökülecek? Deneme için yarım bırakıldı; halkın tepkisine göre devam mı edilecek?
Bir kapalı iki açık otopark için çalışmalar ne zaman başlayacak?
Kafeler caddesindeki yeni düzenleme konusunda bir anket çalışması yapıldı mı? Halk yolun karşısındaki kaldırımın açık otoparka dönüştürülmesinden memnun mu?
Cumhuriyet Yemeği önceden Kent Konseyi önderliğinde yapılırdı. Böylece yemeğe Cumhuriyete gönül veren her siyasi görüşten insan katılırdı. Yemeğin adının Balo olarak değiştirilip CHP tarafından organize edilmesi ne kadar doğru?
Hastane açıldı sonunda. Emeği geçenlere teşekkür ederiz. Hemen ardından iktidarın yerel sorumlularına soralım: “Doktor durumu ne alemde?” Mevcut kadro, o güzelim hastaneye yakışıyor mu?
Falan filan....
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı