VELHASIL!
Belediye Başkanı Nurettin Güney, en yakınındaki isim E.D.'nin ensesine vurdu mu? E.D.'yi Kürse bayırında arabadan indirdi mi ya da E.D. kendisi mi indi? E.D.' e darp raporu alıp savcılığa suç duyurusunda bulundu mu? Darp raporu veren doktor işini iyi yapmadı...

Belediye Başkanı Nurettin Güney, en yakınındaki isim E.D.'nin ensesine vurdu mu?
E.D.'yi Kürse bayırında arabadan indirdi mi ya da E.D. kendisi mi indi?
E.D.' e darp raporu alıp savcılığa suç duyurusunda bulundu mu?
Darp raporu veren doktor işini iyi yapmadı mı?
Sorular çoğaltılabilir.
Ve bu soruların tümümün yanıtı doğru veya yanlış olabilir, çok bir değeri yok.
Önemli olan bu tür olayların yaşanma nedenleri. İşe alımlarda liyakatin aranmaması nedenlerin en üstünde.
Sonrasında sadakatin mesai tanımaz hale gelmesi. Profesyonel ilişkinin yerini ahbap çavuş mantığına bırakması. Sahiplenme duygusunun amirlik veya memurluk pozisyonun önüne geçmesi ve öfke kontrolü eğitiminin olmaması.
Sonuçta belediye de resmi bir kurum. Ve gerek işe alımlarda, gerek personele görev verip arkasını takip etmede asıl olan belirlenmiş yasa ve yönetmelikler.
Vefa veya vefasızlık, duygusallık.
Ve kamu görevlerinde duygusallık ağır basarsa eninde sonunda "keşke" diyenler çıkar.
Depremin üzerinden nerdeyse iki ay geçiyor. Daha doğru dürüst çadır kentler kurulamadı. Haberlerde deprem bölgesinde yağış var, çadırlarda yaşayanlar dikkatli olsun uyarısı yapılıyor.
Nasıl dikkatli olunacaksa?
Her ne kadar anında deprem bölgesine ulaştık diye devlet erkanı açıklama yapsa da görsel basın binlerce enkaza günler sonra bile uğranamadığını canlı yayınladı.
Bu da herkese şunu gösterdi, bu tür doğal afetlere hazırlık yerelden başlamalı. Yani her köyün, her mahallenin, her ilçenin, her ilin kendine özgü ve anında müdahale edebilmesi en sağlıklı yol.
Susurluk Kent Konseyi bunun kararını depremden aylar öncesi almış, bu konuda birlikte hareket edebileceği kurumlarla da toplantı yapmıştı.
Susurluk Belediyesi ile birlikte kurulacak Susurluk Arama Kurtarma Ekibinin oluşmasında son aşamaya gelinmişti.
Deprem geciktirdi.
Şimdi daha bir önemli hale geldi. Ekibe katılım daha fazla olacağı gibi kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri daha duyarlı davranacak.
Susurluk deprem bölgesinde ve birilerine rant sağlamak için sulak arazilere altı kat imar verilen yerler var.
Ve bu binaların tümünde acilen dayanıklılık testi yapılması gerekiyor. Bu alanlarda dört katı geçmeyecek kentsel dönüşümün devlet katkısı ile yerel yönetim öncülüğünde bir an önce başlatılması şart.
Velhasıl, Susurluk'un gündemi yoğun ve bu tür saçmalıklara ayıraca, bu tür saçmalıları tartışacak hiç ama hiç vakti yok!
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı