AHMET AKIN;VİZYON, MİSYON, LİYAKAT!
Ahmet Akın da ilçe belediye başkanları gibi ekonomik açıdan zor durumda. Kasa boş. Gelir giderlere göre yetersiz. Enkaz devraldık savunmasına yönelik belediye binalarına asılan afişlere kamuoyu pek ilgi görmedi. Verilen sözlerden kaçış yok yani. Bu nasıl olacak? Satarak. Nitekim satış için meclisten onay almalar başladı.

El kol ba ğ l ı oturmaktansa ö yle ya da b ö yle kaynak yarat ı p , Bal ı kesir'i, il ç eleri ile birlikte g ü zelle ş tirmek, geli ş tirmek daha mant ı kl ı .
Kim ne derse desin mant ı kl ı .
Ö nemli olan, sat ış lar ı n ş aibesiz yap ı lmas ı ve elde edilen gelirin ç ar ç ur edilmeden Bal ı kesir i ç in kullan ı lmas ı .
Bu konuda Ahmet AKIN' ı n d ü r ü stl ü ğ ü nden ş ü phe yok. Kurdu ğ u ekibin liyatini ise ilerideki g ü nlerde g ö rece ğ iz.
T ü m bunlardan daha ö nemli bir ş ey var.
AKIN'IN vizyonu.
Enerji konusunda uzman.
İ limiz i ç in b ü y ü k ş ans.
Bal ı kesir gerek s ü t gerekse k ı rm ı z ı et ü retimi a ç ı s ı ndan ü lkemizin en ö nemli b ü y ü k ş ehirleri aras ı nda. Lakin kapasitesi y ü ksek damlarda depolanan d ış k ı lar sorun. Ne kadar ta şı nsa , ne kadar ar ı tma ç al ış sa yeterli olmad ığı kesin.
Çü nk ü do ğ am ı z kan kaybetmeye devam ediyor.
Ç aylar ı m ı zda bal ı k ö l ü mleri can ı m ı z ı yak ı yor.
Peki ne yapmal ı ?
İş te Ahmet AKIN'IN vizyonunun devreye girece ğ i yer.

G ü breleri diyar diyar ta şı mak, ya da ç akt ı rmadan derelere, tarlalara salmak yerine ekonomiye kazand ı rmak.
Yenilenebilir enerji AKIN'ın ç ok iyi bildi ğ i bir konu.
Yak ı nda karbon gaz ı vergisi gelecek.
B ü y ü k ç iftlik sahiplerini biyogaz tesisi kurmaya te ş vik etmenin tam zaman ı .
Lakin, korkun ç bir prose d ü r var.
Ve kim olsa daha biyogaz kurma i ş ine ba ş lamadan vazge ç er.
Alakal ı alakas ı z kurumlardan g ö r ü ş sor.
Yetmedi kendi arazine kuraca ğı n biyogaz tesisi i ç in kendi arazinden par ç a kopar.
Yeniden imar planlar ı olu ş tur.
ÇED raporları al.
Hepsi b ü y ü k paralar. B ü y ü k ş ehir belediyesinin ald ığı milyonu bulan har ç lar da cabas ı .
Bir de bir y ı l ı bulan bir s ü re ç .
Sonu ç ta ne olaca ğı da belli de ğ il. İ lgili onlarca ki ş iden birinin "hay ı r" demesi t ü m emekleri bo ş a ç ı kartabilir.
Adam ı n be ş , alt ı bin b ü y ü kba ş kapasiteli ç iftli ğ i var.
Biyogaz tesisi kuracak.
Alan yeterli, arazi meyili uygun.
Kurum g ö r ü ş ü damlar yapılırken al ı nm ış . Sorun yok.
Hayvanlar ı n pisliklerinden enerji ü retecek yeniden g ö r ü ş al, yeniden zemin et ü d ü yapt ı r, ÇED raporu olu ş tur.... sorun i ç inden ç ı k ı lmaz boyutta.
Asl ı nda do ğ rusu dam yap ı m ı na izin vermeden biyogaz tesisi kurmaya zorlamak de ğ il mi?
Bizde hep tersi.
Çü nk ü vizyon yok.
Misyon zay ı f.
Liyakat s ı f ı r.
İş te Bal ı kesir'de t ü m bunlar Ahmet AKIN ile ekarte edilebilir.
Çü nk ü Ahmet AKIN'da vizyon var.
Misyon ü stlenme s ö z ü verdi.
Liyakatl ı kadrolar ı se ç erse; T ü rkiye'ye ö rnek olur ; ç evre kirlili ğ ine de bir nebze ç are...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?