ALLAH BELANIZI VERSİN!
5 yaşındaki kız çocuğu yaklaşık 1 ay önce Bandırma Belediyesi Türkan Saylan Gündüz Bakımevi servisinde unutuldu. Küçük kız saatlerce kaldıktan sonra kendi imkanlarıyla çıktı. Velhasıl Gazetesi olarak gündeme getirdiğimiz konuya Belediye Başkanı Tolga Tosun,...

5 yaşındaki kız çocuğu yaklaşık 1 ay önce Bandırma Belediyesi Türkan Saylan Gündüz Bakımevi servisinde unutuldu. Küçük kız saatlerce kaldıktan sonra kendi imkanlarıyla çıktı. Velhasıl Gazetesi olarak gündeme getirdiğimiz konuya Belediye Başkanı Tolga Tosun, ağustos ayı meclis toplantısında yanıt verdi.
***
“Evladımız biraz mahsur kaldı, saatini bilmiyorum”
“Allah daha beterlerinden saklasın, bu işin doğasında yanlışlar olabiliyor”
“Arkadaşlarımız kötü bir tecrübe olarak hanelerine yazmıştır”
5 yaşındaki kız çocuğunun saatlerce serviste kalmasıyla ilgili Başkan Tosun’un meclis üyelerine yaptığı açıklamanın satır başları bunlar.
***
Verdiği cevaptan da anlaşılıyor ki başkanın küçük kızın kaç saat o travmayla yüzleştiğinden haberi yok. Bu işin doğasında yanlışlar olabilir diyerek bir ana kuzusuna eşya muamelesi yapabiliyor. Başkanın çocuğu kendisi için ne anlam ifade ediyor beni ilgilendirmez ama orada eğitim gören çocuklar eşya değil.
Küçücük bir çocuğun hayatı üzerinden tecrübe kazanımı çıkartmaya çalışmak ancak insanlıktan nasibini almayanların işidir.
Başkanın da çocuğu var. Allah göstermesin kendi çocuğunun başına böyle bir olay gelse yine aynı açıklamayı yapar mıydı?
Benimki nafile bir çaba ama kendisi de bir baba olan başkandan en azından bu konuda empati yapmasını beklerdim.
***
Aileyle görüşmeye tenezzül etmeyen başkan, “Aileyle görüştük, kızımız iyi, kreşe devam edecek” sözleriyle meclis üyelerini yanlış bilgilendiriyor.
Aile ile görüşen kişi şirket müdürü Metehan Turan.
Bektaş ailesiyle ben de görüştüm. Buradan doğrusunu anlatayım.
Küçük kızımız iyi değil. Yaşadığı travma nedeniyle hala tedavi görüyor. Belediye kreşine devam etmeyi de düşünmüyorlar. Öncelikleri kızlarının sağlığı olduğu için yargı sürecini ertelemişler, yakın zamanda şikayetçi olacaklar.
CHP, AK Parti, İYİP ve MHP’li meclis üyelerinden hiçbiri küçük kız ve ailesini ziyaret etmediği için konudan bihaber.
Olayı sorgulayan yok.
Başkan anlatıyor, dut yemiş bülbül misali öylece dinliyorlar.
***
Gelelim başkanın günah keçisi ilan ettiği servis işine.
Belediye kreşinin servis taşıma işini başkanlığını Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Osman Çapar’ın yaptığı Bandırma Servis Taşıyıcıları Kooperatifi yapıyor.
Olaydan sonra servis şoförü ve rehber personele bay bay, kooperatifle çalışmaya hay hay.
Meclis toplantısından iki gün önce Başkan Tosun ve Çapar, Ziraat Bahçesinde rakı masasında buluştu. Küçük kızımızın yaşadığı travmatik olay gündeme geldi mi?
Sanmıyorum.
***
Tolstoy şöyle diyor: "Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın."
Ne yazık ki belediye meclisi, küçücük bir kızın tesadüfen hayatta kaldığından habersiz olan canlılar topluluğundan oluşuyor.
Size söylenecek çok şey var ama kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Allah belanızı versin!..
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?