Bandırmalı Pinokyo
Kaldırımların, meydanların, sahil bandının, yeşil alanların, halkın yürüdüğü yolların işgaline göz yuman bir belediye ve Bandırmalı Pinokyo’nun hikayesini anlatacağım sizlere. Oğlu Ramazan, 1992 yılında Siirt Eruh’ta şehit olan İbrahim Kocadağ, 74 yaşında....

Kaldırımların, meydanların, sahil bandının, yeşil alanların, halkın yürüdüğü yolların işgaline göz yuman bir belediye ve Bandırmalı Pinokyo’nun hikayesini anlatacağım sizlere.
Oğlu Ramazan, 1992 yılında Siirt Eruh’ta şehit olan İbrahim Kocadağ, 74 yaşında.
Önce evladını, ardından da eşini kaybeden dedemiz, 17 Eylül Mahallesi İsmail Gönülal Sokak’taki evinde yalnız yaşıyor.
Komşusunun üst kattan attığı çöpleri temizlemekten usanan İbrahim Dede, belediyeye şikayette bulunsa da bir sonuç alamayınca iki yıl önce çözümü eline geçen malzemelerle 2,5 x 6 metre ölçülerinde derme çatma bir sundurma yapmakta buluyor.
CİMER’den yapılan şikayetin ardından Bandırma Belediyesi ekipleri 1 Eylül 2020 tarihinde yapı tatil zaptı tutup ve yıkım için 30 gün süre veriyor.
Bandırma’daki şehit aileleri ve gaziler konuyla ilgili defalarca Belediye Başkanı Tolga Tosun’u ziyaret etti. Her seferinde, “Sorunun çözülmesi için talimatımızı verdik, amcamızı mağdur etmeyeceğiz” sözleriyle çay, kahve ikram edilip yolcu edildiler.
***
Olayın üzerinden tam iki yıl geçti.
Mağdur edilmeyeceği söylenen şehit babası, belediyenin suç duyurusuyla karakola gidip ifade de verdi, hapis cezası da aldı.
Şehit babasının ceza almasının ardından oluşan tepkilere;
“Yargı sürecinde haberim oldu”,
“Cezayı kendi cebimden ödedim”,
“Algı oluşturmaya çalışıyorlar”,
“Şahsi imzamla davamızdan vazgeçtik”,
“Yasaların uygulanmasında sen cumhurbaşkanısın, sen belediye başkanısın, sen şehit babasısın gibi unvan ve statülerine bakmıyor” sözleriyle yanıt verdi Başkan Tosun.
Karısının, kaymakamlığın karşı köşesindeki kafesini devretmeden önce üç beş çay daha fazla satmak için halkın yürüdüğü yolu işgaline göz yuman CHP İlçe Başkanı Selim Panç, ‘Bozacının şahidi şıracı’ misali Başkan Tosun’a destek verdi.
Meydandaki partinize girerken, esnaf gezisi yaparken, belediyeye çıkarken deve kuşu gibi toprağın altına soktuğunuz başınızı kaldırıp etrafınıza bir bakın. Cumhuriyet Meydanı, Sevgi Yolu, kaldırımlar, sahil bandı, yeşil alanlar, güzel şehrimin dört bir tarafı işgal altında. Gariban şehit babasının gaydırı gubbak sundurmasına ceza yağdırıp, koltuğa oturduğunuzda verdiğiniz işgalleri durduracağız sözlerini unutup üç maymunu oynamayın.
***
Süreci en başından beri takip ediyorum.
Başkan Tosun’un yargı sürecinde değil daha yapı tatil zaptının tutulduğu ilk gün haberi oluyor. Haberi veren de Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bandırma Temsilcisi Ecevit Karakoyun. 1 Eylül 2020 tarihli WhatsApp yazışması hala duruyor. Karakoyun’un sorunun çözümüyle ilgili Belediye Başkan Yardımcısı Metin Ok’u ziyaretinde de yanındaydım.
Ortada ne encümen kararı ne de idari para cezası vardı.
Başkan Tosun’un iyi niyetinden şüphem yok ama siyaset acemisi. Şehit babasının sundurmasını yıkan bir belediye imajının yaratacağı olumsuzluğun korkusuna, iş bilmezlik ve vurdumduymazlıkta eklenince encümenden hem idari para cezası hem de suç duyurusu kararı çıktı.
Tosun, encümenden çıkan yaklaşık 7 bin liralık idari para cezasını cebinden ödediğini söylese de başkanın isteği üzerine bir inşaat firması şehit babasının cezasını üstlendi.
Geçmiş zaman başkan unutmuş olabilir!
***
Encümen kararının ardından Bandırma Belediyesi’nin 17 Kasım 2021 tarihli suç duyurusu üzerine şehit babası 2022 yılı Şubat ayında karakola ifadeye çağrılıyor, hakkında kamu davası açılıyor.
Şehit babasının eviyle, belediye arasında 200 metre mesafe ya var ya yok.
Bandırmalı şehit aileleri ve gaziler, belediye başkanı zahmet edip şehit babasını ziyaret etmeyince, son bir umut bir araya geliyorlar.
Tarih 24 Şubat 2022.
Belediye sosyal medya hesapları da paylaştı. Bulup okuyabilirsiniz. Tolga Başkanın sözlerini kelimesi kelimesine paylaşıyorum; “Mahcupluğumuzu dile getirdik. Sorunun çözülmesi için talimatlarımızı verdik. Üzerimize düşen ne varsa yapacağız. İbrahim amcamızın bu olaydan dolayı bir mağduriyet yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Biz büyük bir ailenin fertleriyiz. Şehidimizi rahmet ve minnetle anıyorum. İbrahim amcama da sabır diliyorum. Onlar bizim gururumuz”
Aynı gün Tolga Tosun imzasıyla, 3. Asliye Mahkemesi’ne, belediyenin davadan çekildiğini belirten dilekçe veriliyor. Trajikomik bir durum.
Zaten kamu davası açılmış. Davadan çekilsen ne olur çekilmesen ne olur. Tatlı su kurnazlığından başka bir şey değil. Kendisi de avukat olan başkanın bunu bilmemesi imkansız.
Zaten bir işe yaramadığı mahkemenin gerekçeli kararında da görülüyor. Şehit babasına imar kirliliğine neden olmaktan 6 bin lira, katılan kurum yani belediye için avukat asgari ücret tarifesi gereğince ayrıca 5 bin 100 lira ceza kesiliyor.
En başta yıkılsa sorunun ortadan kalkacağı sundurma ise yerli yerinde duruyor.
***
İbrahim Dede ayrıcalık değil, yol gösterin istedi. Gel dediniz geldi, git dediniz gitti adamcağız.
İmar kirliliğine neden olmanın dışındaki en büyük suçu ise size güvenmek oldu.
Günü kurtarmak adına gurur ve kibir içinde söylediğimiz yalanlar, zamanla alışkanlığa dönüşür. Bir süre sonra kendi yalanlarımızı bile göremez, duyamaz, anlayamaz oluruz.
Pinokyo, Carlo Collodi’nin yazdığı, İtalyan edebiyatının neşeli olduğu kadar en dokunaklı öykülerinden biri. Her yalanında tahta burnu uzayan Toskanalı Pinokyo, yalanlarıyla yüzleştiği ve zamanla doğru söylemeyi öğrendiği hikayenin sonunda insana dönüştürülerek ödüllendiriliyor.
Velhasıl Gazetesi internet sitesinde 6 Aralık 2021 tarihinde yayımlanan ‘Pinokyo’ başlıklı yazımda, “Şimdi diyeceksiniz ki, hepsini anladık da başlıktaki Pinokyo kim? Yazdıklarımı okuduktan sonra belediyenin paylaştığı fotoğraflara iyi bakın. 2,5 yılda en çok kimin burnu uzamışsa Pinokyo O’dur” diye yazmıştım.
***
Yaşananların, paylaşılanların ardından bakıyorum da bir odun parçası gerçeklerle yüzleşip, zamanla insana dönüşürken;
Şehit babasına başka yargıya başka,
İşçiye başka sendikacıya başka,
Meclis dışında başka mecliste başka,
Büyükşehirde kapalı kapılar ardında başka Bandırma’da başka,
Yola çıktıklarına başka yolda bulduklarına başka konuşan Bandırmalı Pinokyo ve şahidi şıracıyı neler bekliyor, hikayenin sonunda hep birlikte göreceğiz…
Yazar: Kaan Bingül
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?