BATIDAKİ SERT RÜZGÂRLAR...
Durgun ve derin sular tehlikedir. Genel olarak sinsi bir sessizlik var dünya ve bölgemizde. Malesef pek hayra alamet değil bu gidişat... Son dört, beş senedir olağanüstü beklenmedik değişimler geçirdik geçireceğiz gibi de duruyor. EGEMENLİK,TOPRAK VE HÜKMETME...

Durgun ve derin sular tehlikedir. Genel olarak sinsi bir sessizlik var dünya ve bölgemizde. Malesef pek hayra alamet değil bu gidişat...
Son dört, beş senedir olağanüstü beklenmedik değişimler geçirdik geçireceğiz gibi de duruyor. EGEMENLİK,TOPRAK VE HÜKMETME arzusu bireysel "Hegomanları" doğuruyor..
Bir yandan Rusya ve Türkiye arasındaki komşu muhabbetinin bire bir değil de Putin'in gazeteciler ile Erdoğan'a gönderisi, yine Putin'in batıya aldığı tutumu göz önünde bulundurursak NATO'nun planlarını haliyle bilinen bir gerçek.
Türkiye'yi savaşa dahil etme güdüsü ile uyguladıkları zorlayışları bizim ise Montrö'yü uygulayarak batı emperyalizminin Karadeniz'e geçişini önlememiz adına uyguladığımız politika..
2 yıl önce boğaza bırakılan Oddesa'dan kopan mayınların olmadığı araştırmalar sonucunda anlaşılmadı mı? Oyun içinde oyunların döndüğü planlarına bulaştırmak isteyenlere uyguladığımız politika karşısında ki tutumları bizleri daha da zorlar. NATO Türkiye üzerinden saldıramaz, bizde buna imkan sağlamayız zaten. " İman dolu serhaddimiz varken" her engelin üstesinden geliriz evvel Allah...
Çin cumhuriyeti başkanı; Şi Cinping 5 yıl aradan sonra Avrupa turuna çıkması doğal da bu seyahat kimi ,kimleri tetikler..? Gündemdeki konular Çin'in Ortadoğu, İran ve kızıl denizinin ( bir numaralı tedarik yolu) konuşulduğu..
Çin cumhuriyeti nasıl bir tehdit altında olduğunun bilincinde. Macaristan, Ukrayna-Rusya savaşında olmayacağını ifade etmesi, Çin'in Rusya'ya yaptığı yardımlar konusunda, Amerika Birleşik Devleti'nin İngiltere'nin başta olmak üzere Avrupa'ya olan tepkisini ortaya koyuyor.
ABD Ukrayna ve Pandemi ile süre gelen süreçte Avrupa'nın Çin ile ilişkilerini kesmelerini talep etmesi Çin ile yapılan yatırımların, alım satımların, alt yapı projelerini geri çekmemeleri üzere el mi yaban? Bey mi yaban? Nokta atışını yaparak gösteren sömürgeci ABD, UKRANYA_ RUSYA SAVAŞINI ÇIKARDI.. Sonrası alınan mesajlar ile ağlaya sızlaya biat kendine ettirdi vesselam.
Önümüzdeki bir iki yıl içinde Rusya- Avrupa savaşı hortlar. O vakit bizim konumumuz ne olur birde bunu düşünmek gerekir. Bence kefeye konduğunda doğu mu? batı mı? diyerek ikisi arasında kalırsak ben batının yanında yer almamızın en kuvvetli ihtimal olduğunu düşünüyorum. Çin'in doğu Türkistan'a yaptıkları, İsrail'in Çin üzerindeki görünmeyen kanlı elini düşünürsek....
Velhasıl kelam, Önümüzde ÇİN, RUSYA ve AMERİKA'nın pasifikte sert rüzgârlar estirecekleri kaçınılmaz..
YAZAR: Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?