BÜLBÜLÜ TAKLİT EDEYİM DERKEN ÖTMEYİ UNUTMUŞ....
Allah rızası için bir kendinize gelin. "Kendiniz olun, dünya, özgün olana hayran olur." Başka biri veya birileri olma isteğiniz benliğinizi boşuna kurban etmektir. Kendiniz olmayı unutmaya meyilli iseniz hayat başkası olmak için çok ama çok KlSA... Toplumsal...

Allah rızası için bir kendinize gelin. "Kendiniz olun, dünya, özgün olana hayran olur."
Başka biri veya birileri olma isteğiniz benliğinizi boşuna kurban etmektir. Kendiniz olmayı unutmaya meyilli iseniz hayat başkası olmak için çok ama çok KlSA... Toplumsal olarak giyimden, içilene,gidilen mekanlardan, kişiliksiz davranışlara kadar içinizde adını koyamadığım daha doğrusu yakıştıramadıgim şuursuz taklit hevesi var Kendimize özgü, öz'ün sözü kimlikleri kaybettik. Ne ara kirlendi nefislerimiz?
Ne zaman biliyormusunuz? Kaybedilen ahlâkî değerlerin ardından elbette...
Millet kan ağlıyor, yanı başımızda sınırın diğer tarafında millet kan ağlıyor,savaş nefesini ensemizde soluyor gelmiş kapıya dayanmışken, sanki her yer güllük gülistanlıkmis gibi millet kendilerini salmış çayıra mevlam kayıra..... lütfen siz doldurun sayın okurlarım.
Canımıza tak eden gayri ahlâkî film ve dizilerden,milletin kurtarıcısı wonder voman kadınlarımızin sunuculuğunu yaptığı ( zaten bu ülkenin donanımlı ve mükemmel askeri , polisleri varlar) ayıpların ve hataların apaçık sergilendiği programlar yetmezmis gibi birde yeni bir yarışma programı başladı.
" THE TRAİTORS" LAYALTY AND BEYRAYEL ( SADAKAT VE İHANET) Gündüzleri en sadık niyetlerin sergilendiği ,geceleri ihanete hazır sinsi emeller.. Altı şişane üstü tophane ,verin gazi zehirlenmedik bir gram düşüncelerimiz kalmamıştı zaten , baltalayin bakalım zehir zemberek milletin milli ve manevi degerlerini daha nereye kadar?
Neymiş nasıl türemiş yarışmayı hemen özetliyorum ; 17.nci yüzyılda Hollanda da batan bir geminin trajik hikâyesinden esinlenen 1926' da yaşanan olayda kurtulanlar arasındaki bir liderin gurubun isyan çıkararak katletmesi ve hayatta kalanların hainleri bulmaya çalışması yarışmanın " Hainler ve sadıklar" formatına ilham vermiş. Mafya veya werewolf gibi oyuncuların birbirlerinin rollerini anlamaya çalıştığı pisikolojik bir çıkarım oyununa dayatılan rezil ötesi bir program.
Tarihsel ihanet hikâyesini modernize bir realty şov formatına dönüştürülerek yarışmacıların güven, manipülasyon ve strateji oyunu haline getirmesidir. Kaos ve entrikanin boy gösterdiği,ihanet yemini edilen,masumun infaz edildiği, İlluminati ayinlerin de giyilen pelerinle hainlerin geceleri bir masumu diskalifiye etmekte ki entrikaları içeren rezil bir içerik..
Neden bu tür hikayeleri disarlarda arama gereksimini hissediyorsunuz? Yani basınız da doğup büyüdüğünuz topraklarda tarih yatıyor. Belçika'da çok büyük bir şatoda gerçekleşen bu oyun yerine ,Fatih Sultan Mehmet'in muazzam aklı ve eşsiz taktiği sayesinde İstanbul'u kuşatması altında kendi özümüze dair yarışmalar yapın da 623 yıl dünyaya hüküm eden Osmanlı'nın heybetini tüm devletler esinlenip bırakın bizi taklit etsinler..
YAZAR: Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?