CHP KONGRESİ’NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…
Susurluk ilçe kongresi gösterdi ki; CHP’de heyecan bitmiş. Bunun tek nedeni son Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan hayal kırıklığı. Yani Susurluk’taki kongrenin cılızlığı ilçe yönetiminden kaynaklanmıyor. CHP tabanında umutsuzluk hakim ve buna çare olacak bir...

Susurluk ilçe kongresi gösterdi ki; CHP’de heyecan bitmiş.
Bunun tek nedeni son Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan hayal kırıklığı.
Yani Susurluk’taki kongrenin cılızlığı ilçe yönetiminden kaynaklanmıyor.
CHP tabanında umutsuzluk hakim ve buna çare olacak bir babayiğit yok. Ufukta da görünmüyor.
Bakmayın siz değişim değişim diye bağıranlara.
Onlar koltuk gidecek korkusu ile dikkati başka yöne çekme peşinde.
Hepsi oradaydı.
Yenilgiden hepsi sorumlu.
Ve ne yazık, oturup özeleştiri yapacaklarına birbirlerini ama en çok da liderlerini suçlama yarışına girdiler.
Bir kez daha hayal kırıklığına uğrattılar CHP tabanını.
Oysa emekliler perişandı.
Marketler yangın yeriydi.
Et ve süt üreticileri ne yapacağını şaşırmıştı.
En yoğun muhalefet yapılması gereken günlerde birbirlerini yediler.
Bu kopuşla sadece Susurluk’ta değil tüm ilçelerde hatta ilde de görülmeyecek coşkunun kırıntısı.
Susurluk ilçe kongresine gelince Ali Bozoğlu dedesinin CHP ilçe başkanı, babasının belediye başkanı olduğunu hatırlattıktan sonra; dedi ki "Ben Susurluk dışında yaşadım, her geldiğimde CHP kadrolarını sordum. Hep aynı isimler vardı. Artık değişim olsun, ben beyaz listeyi destekliyorum."
İki şeyi atladı; Biri dedesinin Susurluk CHP’deki değişmezliğini.
İkincisi, babası Tahsin Bozoğlu’nun vefatına kadar CHP’de bir başka isime şans tanımadığını.
Hatta CHP’nin çıkarttığı başka bir adaya karşı başka partilerden aday olduğunu.
Ayrıca "Ben aday değilim" dedi.
Umarım bu kez sözünü tutar.
Çünkü son seçime dört ay kalana dek kesin aday değilim, diyordu.
Bir de genç kardeşimiz konuştu.
Gençlerin önünü açın dedi.
Ben merak ediyorum.
Partiye üye olmak isteyen hangi gencin önü kesilmiş?
Sevgili genç kardeşimiz de şunu atlıyor: Gençler çok akıllı, çok bilgili, ufku geniş, bilgiye ulaşmanın yollarını biliyor. Onların bu koltuk kapmaca siyasetine ilgi göstermeleri eşyanın tabiatına aykırı.
Kendimizi kandırmayalım.
Bu “Z" kuşağı dediğimiz gençliği siyasete çekmek için siyaseti kaldırmak gerek.
Bu arada Pelitköy’den selam…
Gönlüm Ümit Bekir Barut’tan yanaydı.
Oldu.
Başarılar diliyorum.
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?