23 Ağustos 2026 Pazar
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:21 C
Köşe Yazısı

DURUM BUNDAN İBARET!..

Ben kimseye hakaret etmem, bu benim kişiliğime ters. Ancak haksızlığa uğramışsam sessiz kalamıyorum bu belki de benim kötü bir yönüm. Kent konseyi bu yıl Cumhuriyet yemeğinin ikincisini düzenledi. Ve yapılan kamuoyu sonucunda dışarıdan bir sanatçı getirmeye...

Velhasıl Gazetesi
DURUM BUNDAN İBARET!

Ben kimseye hakaret etmem, bu benim kişiliğime ters.

Ancak haksızlığa uğramışsam sessiz kalamıyorum bu belki de benim kötü bir yönüm.

Kent konseyi bu yıl Cumhuriyet yemeğinin ikincisini düzenledi. Ve yapılan kamuoyu sonucunda dışarıdan bir sanatçı getirmeye karar verdi. Bu kararın doğru veya yanlış yönleri tartışılabilir.

Geçtiğimiz yılki yemekte, Üniversite Öğrencileri Yaşatma Derneği’ne yardım amacı olduğu için yerel sanatçılarımızdan yardım istenmişti. Çok sağ olsunlar Aybüke- Burak Yeşillik, Artuğ Yörükalp, Mustafa Malat, Sebahattin Şakar bu isteğimize olumlu yanıt verdi ve o gece sırayla sahne aldılar.

Hepsi de birbirinden değerliydi ve hiçbiri tek kuruş talep etmedi. Kendilerine de Kent konseyi olarak teşekkür edildi. Bu yılki kent konseyi Cumhuriyet yemeğine sadece müzisyenler derneği değil hiçbir yerel sanatçı çağırılmadı.(Yük olunmak istenmedi belki de)

Ne yazık ki söylenen şarkılar, yapılan konuşmalar, sallanan Türk bayrakları ile Cumhuriyet coşkusunun doruğa çıktığı o güzelim yemeğe, müzisyenler derneği adına yazıldığı söylenen yanıltıcı yorumlar yapıldı. Yemekte cumhurun olmadığı, aynı zamanda müzisyenler derneğinin yemeğe niye davet edilmediği, derneğin birçok etkinlikte para almadığı için önemsenmediği gibi sitemler vardı.

Bu yorumlara cevap olarak, geçen yıl da aynı idi o zaman cumhur yok muydu, siz olduğunuzda cumhur var da siz olmadığınız zaman yok mu anlamında; “Siz Cumhur musunuz?” yazdım. Bunun karşılığında, “Biz para almadan çalıyoruz, ucuza çalıyoruz” gibi açıklamalar gelince, “Belediyeden aldığınız faturaları çıkarttırma bana. Ayrıca alın o sizin hakkınız” yanıtını verdim.

Ardından, müzisyenler derneği başkanı geçen yılki Cumhuriyet yemeğini fiyasko ile sonuçlanmaktan kendisinin kurtardığını, gece saat 10’da arandığını yalvar yakar çağırıldığını söyledi. Oysaki kent konseyi yürütme kurulu olarak en başından çıkacak yerel sanatçıları belirlemiş ve söylemiştik.

Söylenenin aksine kimseyi apar topar gecenin bir saatinde çağırmadık.

Bunun yanında geçtiğimiz yıl düzenlenen Cumhuriyet yemeği, müzisyenler derneği başkanı sahne almadan önce de gayet güzeldi. Aybüke - Burak, Artuğ Yörükalp, Mustafa Malat kendi tarzlarında mükemmel bir performans sergilemişti.

Dernek başkanının “Ben gelmesem gece fiyasko ile sonuçlanacaktı” ifadesinin, gecede sahne alan diğer sanatçılara haksızlık olduğunu düşünerek, “Sen Tarkan mısın” gibi bir yorum yaptım. Belki gereksiz bir sözdü.(Tarkan ile kıyaslanmanın kızılacak bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Bana biri ‘Sen Yılmaz Özdil misin?’ dese ben kızmam mesela değilim çünkü. )

Ayrıca hiç kimseyi ve hiçbir derneği usulsüzlükle suçlamadım, kamu kurumlarından para almayın da demedim. Aksine her fırsatta Belediye Başkanı Nurettin Güney’e bu tür derneklerin desteklenmesini önerdim. O‘da fazlasıyla sahip çıktıklarını söyledi.

Bilmiyorum, belediye resim kurum. Merak eden gider neyin ne olduğunu öğrenir. Ben merak etmiyorum. Susurluk için kim ne yapıyorsa hakkını sonuna kadar alsın, bunda uzatacak bir şey yok.

Sadece bu konuda değil, bundan önceki yazılarım ve paylaşımlarımın altına yerli yersiz yorum yazanları engelledim. Bu benim en doğal hakkım, herkesin hakkı.

Susurluk’un bu kısır, ön plana çıkma amaçlı tartışmalarla yitirecek zamanı yok. Herkes kendince bir şey yapsın, herkes kendince bir şeyler üretsin.

Eleştiri tabii olacak hatta ukalalık da, kabul. Lakin iftira, hakaret, bunlar can sıkıcı…

Engelledim, yazan hala yazıyor. Hakaret eden de varmış, ben görmüyorum, bana da göstermeyin lütfen.

Sevgili dostlar, durum bundan ibaret.

Sağlıcakla kalın hep mutlu olun…

YAZAR: Levent GÜNDOĞAN

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47