EKONOMİ PROFESÖRÜ!..
Konuyla ilgili daha öncede yazmıştım ama konu yıllar geçti değişmedi ki!.. Hatta giderek çoğaldı bile... 1996 yılında 95 yaşında vefat eden dünyaca ünlü sanayici - işadamı Vehbi Koç acaba hangi üniversiteyi bitirmişti... Vehbi Koç Ankara Atatürk Lisesi...

Konuyla ilgili daha öncede yazmıştım ama konu yıllar geçti değişmedi ki!.. Hatta giderek çoğaldı bile... 1996 yılında 95 yaşında vefat eden dünyaca ünlü sanayici - işadamı Vehbi Koç acaba hangi üniversiteyi bitirmişti... Vehbi Koç Ankara Atatürk Lisesi mezunuydu...Yani konumunda başarılı olmak için illaki bir yüksek okul mezunu olmak gerekmiyordu herhalde... Sonra çok ünlü bir kişiydi ama o kadar da mütevazıydı...Siz hiç Vehbi Koç gibi ünlü bir kişinin, hem de tatilde, 2 gazeteciye aynı masada çay ikram ettiğini ve beraber bulunduklarına şahit oldunuz mu?...
Hürriyet muhabiri Abdurahman Öz ve ben Milliyet muhabiri olarak bu anı yaşamıştık...
Gazeteci olduğumuzu öğrenince masasına davet etmişti.. Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Cahit Aral, gazeteci Altan Öymen, yine ünlü bir iş adamı Beyti Güler ve bazı arkadaşları da aynı masadaydılar... Her yaz, hem de 30 yıl boyunca her yaz Erdek’e yaz tatilini geçirmek için gelirdi..

Bu arada Bandırma’ya da gelmiş, kuruma bağlı Tofaş Bayi Kadıoğlu ile ilk Arçelik Edincik Bayi Celalettin Kümbetoğlu’nu ziyaret etmişti.O yıl 85 yaşlarındaydı. Göz bebeği TAT konserve fabrikasına yıl da bir defa da olsa yönetim toplantısına başkanlık ederdi... Ticaret ve ekonomi onun vazgeçilmez en önemli işiydi... Özellikle dünya ve yurt ekonomisini yakından takip ederdi.. İş zamanı, tatil farketmezdi...
Pınar Otel’de tatilde arkadaşları sabah kahvaltısı sırasında bazı gazetelerden; dünyada olsun Türkiye’de olsun ne oluyor ne bitiyor önemli olayları okurlardı.. O yıllarda önce muz ithaliyle başlayan sebze meyve ithalatı haberleri gazetelerde giderek fazla yer almaya başlamıştı. Mesela pamuk olsun, kuru fasulye ve mısır olsun, çiçek yağı, pirinç , buğday...
Hele özellikle 2000 yılından sonra da tarım ürünleri çeşidi giderek çoğalmaya başlamıştı. Yani tarım ürünleri üretimi azaldıkça, ithalatı da ona bağlı olarak artıyordu... Yine bir gün incir satın almak için Düzlerde bir meyve ve sebze bahçesinde bulunuyorduk...

Yerde bulunan 3 kasa inciri görünce birden aklıma geldi ve hemen işaret ederek, ‘acaba incir de mi ithal edildi?’ diye sormuştum. Hayatını, ülke ticaret ve ekonomisine adayan Vehbi Koç birden ciddileşti ve ”Bak” dedi. “İyi bir soru sordun; mesela bir yıl patates iyi para yapıyor o sene herkes patates ekiyor…
Tarım ürünleri için dışarıya yılda. 19.4-22. 4 trilyon lira ödeniyor. (1995 parasıyla) Bir tarım politikası yok. Hangi ürünün nerede ve o yıl ne kadar ekilmesi gerekir, böyle bir programın olması lazım. Biz Koç Grubu olarak, bunu çözmeye çalışıyoruz. Bu tarım politikası esaslı olarak ele alınmadıkça MEMLEKETİN HALİ ÇOK ÇETİN…” Yani rahmetli Vehbi Koç ülkemiz için, faydalı olması için ne yapılması gerekiyorsa onu söylüyor... Çok ilginçtir, ayni sözleri zaman zaman tv. açık oturumlarında bazı konuşmacılar da söylüyor.
Evet, gerçekten tam 30 yıl önce bir meyve bahçesinde söylediği gibi; tarım politikası esaslı olarak ele alınsaydı…
Onun için ne demişti, ”memleketin hali çok çetin…” Sadece ayçiçeği mi, ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Bandırma ve çevresindeki bereketli tarım alanlarında tütün, buğday, arpa, mısır, susam ve pamuk ekimi YAPILIR İDİ!...
Şimdi sadece buğday, ayçiçeği, arpa ve mısır ekimi var ve bunların üretimi de her yıl giderek azalıyor. Susam, tütün ve pamuk ekimi ise çoktandır yapılmıyor. Rahmetli Vehbi Koç, o bir gerçek lise mezunu ekonomi profesörü idi.. Bugünleri 30 yıl önce söylemişti...
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?