22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:22,7 C
Köşe Yazısı

GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE

Depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet , Yakınlarına da sabır ve metanet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun.. Malesef ülkemiz deprem kuşağında yer alan bir deprem ülkesidir. Bu da Türkiye'nin bitmeyen kaderidir. Ne zaman,Nerede, Ne olur...

Velhasıl Gazetesi
MELİHA ATEŞ

Depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet , Yakınlarına da sabır ve metanet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun..

Malesef ülkemiz deprem kuşağında yer alan bir deprem ülkesidir. Bu da Türkiye'nin bitmeyen kaderidir.

Ne zaman,Nerede, Ne olur biter ? bilemeyiz. Fakat tahmin edebiliriz. Gözün gördüğü ihmalleri ve Türkiye'ye oynanan oyunları..

Depremin getirdikleri değil. Dayanıksız ve ihmal ile inşa edilen binaların götürüleridir kayıplarımız..

Sahsi görüşümdür, Depremin sebeplerini 3 boyutta değerlendirdiğim de.

Yine bir deprem ülkesi olan Japonya'ya bir göz atalım. 2011 yılında 9,5 büyüklüğünde tarihin en büyük felaketi yaşanıyor. Yaklasik 1000 km' lik bir alanda da hissediliyor.

Sene : 2012 Büyüklüğü:9.5 şiddetinde Ölü sayısı:1655 Yaralı sayısı:3000 Sarsıntı süresi:10 DAKİKA

Birde bizde gerçekleşen depremin oranlarına bakalım Yer: Türkiye Gölcük Büyüklüğü:7.2 Sene :1999 Ölü sayısı:17.480 Yaralılar:23.781 Sarsıntı süresi: 30 saniye

Allah korusun bizde olabilecek iki dakikalik bir sarsıntı, Türkiye'ye Kıyamet senaryosu yaşatır. İlk neden: Temeli doğru atılan binalar Sismik izolasyon yapı standartlarina uygun yapilmasidir. Bu tip binaların katı yapilari esnek değil sert şekilde yapilmalari binanın cokmemesi içindir. Bizde ise, bina diye adlandırılan. İnsanların evim diye sığındığı limanları, yine ne yazık ki, kendini müteahhit sanan bazılarının bizlere sundukları toplu mezardan başka bir şey değildir.

İkinci neden: İnsana ne gelirse kendi elleriyle yaptıklarından buyuruyor Rabbimiz. (Başınıza gelen musibet, kendi ellerinizin kazandığı günahlar ihmal ve kusurlar yüzündendir.Bununla beraber Allah o günah ve kusurlarin pek çoğunuda affeder) Şura suresi 30.Ayet İnsanoğlu gerçekten haddini aştı. Rabbine karşı gelerek yapmadığı halt ve günah kalmadı. Şer'an men ettiği sınırları geçti ve Dünya'da fesat ve bozgunculuk kapısını araladı. Müslümanlar mümin kimliklerini kaybeden toplumlara dönüştü. Taciz ve tecavüzün her türü. Kadın, çocuk , hayvan demeden işlenen suçların önüne gecilememesi. Gün geçtikçe Şiddet ve zulümlerin artması.

İnsan hakları adı altında LGBT bireylerine verilen haklarin dinde yerinin olmaması. Sanal alemin zemininde yatan ahlaksızlık yapısı. Kaybolmaya yüz tutmuş maneviyatın yerine imanını yitiren toplumların türemesi. Tıka basa dolan huzurevleri ve hapishaneler. Adları, baba, amca ,dayı bildiğimiz. Seytan sıfatında ki rezillerin, Kızlarına,yegenlerine uyguladıkları hayasizliklarin bedelidir başımıza gelen bu musibetler

Üçüncü neden: Benim şüpheye düştüğüm nokta ise. Harrp teknolojisinin kullanıldığı yönünde de bir çok görüş var. Asrımızın küresel silahı olarakta adlandırabiliriz. Artık savaşlar,top ,tüfeklerle değil iklim değişikliklerine yon verecek özellikler ile donanmış silahlar ,adını duymadığımız hastalıklar ile olmakta. Haarp teknolojisi atmosferin iyonosfer tabakasının sınırlı bir bölümünü geçici bir süre ile yararak değişimlere sebep verdiği bir tatbikattir.

MİLLİNEUM CHALLENGE"

19 Haziran 2022 tarihli Yunanistan medyası Pentopastagma haber ajansının gündeme aldığı bir haberde. ABD kanlı CBS TV'nin Trakya'yı Yunanistan'a, İstanbul'un batı yakasını ise Ekümenik Patrikhane şehir devleti olarak gösteren bir harita yayımladı. Baslığı ise, " ABD 96 saatte Ankara'yı işgal edecek" Bin yılın meydan okuması dikkat çeken kısım, 1999 da Gölcük depremi öncesi Türkiye'ye gelen askeri geminin ardından hemen sonra olması.

Yine bir kaç gün önce de Dolmabahçe açıklarına demir atan Amerikan gemisinin ardından kâğıthane de gerçekleşen 3.1 büyüklüğündeki  ( fay hattının bulunmaması bu da üzerinde düşünülmesi gereken noktadır) üst üste iki depremim gerçekleşmesi. Kahramanmaraş ta meydana gelen ve 10 ilde hissedilen acı kayıplar verdiğimiz bir gerçek. Art arda kapanan konsoloslukların getirdiği gerginlikler. Ada sorunlari, üzerimize oynanan oyunların akabinde de İç işleri Bakanı Sayın; Süleyman Soylu'nun ABD büyükelçisine verdiği cevaptan sonra ki depremler de ABD'nin Türkiye'ye verdiği göz dağımıdır? Cevabını size bırakıyorum, altını siz doldurun.

Hiç bir kuvvet Allah'tan üstün olamaz. Ona olan inancımız ve birlik beraberliğimiz oldukça sırtımızı kimse yere getiremez . Müslüman akıllı ve tetikte olur. Gün el ele vererek yaramızı sarma ,dökülen göz yaşlarını silme günüdür.

Rabbim bir daha yaşatmasın. Allaha emanet olun.

YAZAR: Meliha ATEŞ

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47