23 Ağustos 2026 Pazar
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:22,6 C
Köşe Yazısı

GÜNAH KEÇİSİ MÜTEAHHİTLER!

Eski Ahit'teki ‘Kefaret Günü’ ayinlerinde, Yahudi kavminin günahları simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenir, bu keçi kurayla seçilir ve Azazel adlı kötü ruhu yatıştırmak ve Yahudi kavmini günahlarından arındırmak için Kudüs dışında bir uçurumdan aşağıya...

Velhasıl Gazetesi
Velhasıl Yük Ağır

Eski Ahit'teki ‘Kefaret Günü’ ayinlerinde, Yahudi kavminin günahları simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenir, bu keçi kurayla seçilir ve Azazel adlı kötü ruhu yatıştırmak ve Yahudi kavmini günahlarından arındırmak için Kudüs dışında bir uçurumdan aşağıya atılırmış.

Böylece toplum vicdanen rahatlatırmış kendini.

Bizde de her büyük depremin ardından bir iki müteahhit isim günah keçisi yapılıveriyor. Kurayla da değil medyanın yönlendirmesiyle.

Sonra yıkılan binlerce binanın, ölen binlerce insanın faturası o isimlere kesiliyor. Bilip bilmeden, araştırıp sormadan tüm öfke onlara kusuluyor. Rahatlamanın, daha doğrusu rahatlatmanın en kolay yolu.

1999 Gölcük depreminin ardından da Veli Göçer diye bir müteahhitti yakalamıştı basın. Tüm dikkatler o kişinin üzerine toplandı.

Yer bilimcilerin buradan fay hattı geçiyor, imara açmayın açarsanız da yüksek katlara izin vermeyin feryatlarına inat, tarlalara 18. madde uygulayıp, yüksek yüksek binaların yapılmasına olanak sağlayan manav, kasap, terzi gibi meslek gruplarından oluşan belediye meclisleri pek konuşulmadı.

Tarlaları on kat değer kazandığı için el ovuşturan halk da getirilmedi gündeme.

Veli Göçer’in yedi sülalesine kadar araştırdı basın ama her fırsatta imar rantının peşine düşen siyasileri, kendisine rant sağlayan şark kurnazı halkı hiç yatırmadı masaya.

24 yıl sonra Gölcük depreminden çok daha büyüğünü gördü ülke.

Yüreklerimiz yanıyor.

Kovid-19 belasının ruhsal çöküntüsünden yeni yeni kurtulmaya başladığımız günlerde 6 Şubat sabahı gelen çöküntü ruhumuza öyle bir çöktü ki hiç bir çöküntüye benzemiyor.

Görünen o ki medya yine müteahhit avına çıkacak sonra da ver taşı gitsin.

Oysa imar yasası yönetmeliği incelense, 1999 sonrası yapılan resmi kurum binaları dışındaki binaların deprem nedeniyle yıkılmasında en az hatta sıfır sorumlunun müteahhitler olduğu görülür.

Çünkü onların ne imar durumuna, ne kazılacak temelin derinliğine, ne kat yüksekliğine, ne konacak demirin çapına, ne demirin bağlanma şekline, ne kullanılacak betona ne de betonun sınıfına müdahale etme hakları var.

Bu sorumluluk, tamamen müteahhitten bağımsız görev yapan, çizilen tüm projeleri onaylayan ve binaların mimari, statik, mekanik açıdan planlara uygun olarak yapılma sürecini denetleyip onay veren yapı denetim firmalarına ait. Ve bu firmalar kontrolünü üstlendikleri yapının her aşamasında hak ediş adı altında ciddi paralar alıyorlar. Yapıya kullanma izni verilmesi de doğal olarak onların imzası ile oluyor.

Hiç bir müteahhittin yaptığı yapıya yapı kullanma izni verme yetkisi yok.(TOKİ ve resmi binalar hariç. Onlar tamamen devletin görevlendirdiği uzmanlarca denetleniyor)

Eğer suçlu aranacaksa fay hattını imara açıp seçmenine şirin görünmek için kat yüksekliği sayısını arttıran yerel yönetimleri araştırmalı basın. Art niyetli değilse. Patronlarının emir komutası ile hareket etmiyorsa. Yani sadece cehalettense müteahhit peşine düşüp asıl suçluları es geçmek.

Sonra kaç resmi bina yıkılmış ve bu ihaleleri kimler almış?

İmar barışından yararlanan kaç bina yerle bir olmuş?

Projeye uygun olmadığı için yapı kullanma izni alamadan, içinde oturulmasına izin verilen kaç bina yıkılmış. Bu binaları yapı kullanma izni almadan satıp şantiye elektriği ile oturtan kaç müteahhit var?

Onları araştırsın medya.

Bir de demeye de dilim varmıyor ama “kabahatin çoğu senin" diye haykırsın halkın yüzüne yüzüne…

YAZAR: Levent GÜNDOĞAN

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47