22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:23,1 C
Köşe Yazısı

Dünden bugünün özeti

HAYIRLISI OLSUN... Ülkemizin çok önemli kurumları deyimin tam anlamıyla allak bullak. Ordu, polis, yargı… Onulmaz bir tartışmanın içinde savrulup duruyor. İyi asker, darbeci asker vardı. Şimdi paralel polis, paralel savcı, paralel yargıç kavramları girdi...

Velhasıl Gazetesi
VİCDAN ÖZGÜRSE Kopyası (1)

HAYIRLISI OLSUN... Ülkemizin çok önemli kurumları deyimin tam anlamıyla allak bullak. Ordu, polis, yargı… Onulmaz bir tartışmanın içinde savrulup duruyor. İyi asker, darbeci asker vardı. Şimdi paralel polis, paralel savcı, paralel yargıç kavramları girdi tartışmalara. İşin tehlikeli yanı halk gönül verdiği siyasi kadroların söylemine göre saf tutuyor. Toplumsal mantık ve bakış - ne yazık ki- çağdaş, demokratik bilincin zayıf olduğunu belgeliyor. Siyaset de bunun farkında, o nedenle her önemli gündemde kamuoyunu cepheleştirerek işin içinden sıyrılmayı yeğliyor. İşine öyle geliyor. Oysa sağcısı solcusu, dindarı dincisi, ateisti, türkü kürdü, alenisi sunisi… İle hukukun üstünlüğü ilkesine bağlılık olsa siyaset de günün moda deyimi ile algı operasyonuna harcamaz tüm enerjisini. Asıl işini yapar. Daha mutlu, daha huzurlu, daha zengin bir Türkiye için fikir üretme yarışına girer. Yıllarca Balyoz, Ergenekon davalarını tartıştık. Tartışmanın en üst düzeyindeki isimler, orduya kumpas kurulmuş iddiası ile saf değiştirdiler. Bu değişimin iki temel nedeni var, ancak biri doğru. Ya 17, 25 Aralık operasyonları ve sonrasında ortaya saçılan ses kayıtları gerçekten bir düzmeceydi, bu düzmeceyi görünce hapsinin ayakları suya erdi. Ya da gerçekti. Ve bu gerçekliği örtmenin tek yolu bu operasyonlara imza atanları gözden düşürmekti. Bu konuda bir kampanya başlatılacaktı. Balyoz ve Ergenekon davasında yargı ve polise tavır alanların da desteği "17 – 25 Aralık operasyoncularının orduya da kumpas kurduklarını iddia etmek suretiyle" alınacaktı. Bu iki temel nedenden “hangisi doğru”, bilmiyorum. Lakin şu bir gerçek: “ doğruyu arayan sağduyulu, hukukun üstünlüğünün olmazsa olmazlığı bilincini almış kişi sayısı üç – beş yüz ile sınırlı… Toplum kime, hangi siyasetçiye gönül vermiş ise onun ağzına bakıyor. Bu da tartışmaları kör dövüşünden öte geçirmiyor. Oysa siyasetin, medyanın, düşünen her insanın enerjisini tüketen bu -karanlıkta yumruk sallama eylemi- karşısına toplumsal bir hukuk bilinci çıkabilseydi, bu denli kamplaşır mıydık? Mesela toplum; “ hangi siyasi görüşte olursa olsun yolsuzluğa, rüşvete, görevini kötüye kullanmaya meyleden herkes hesabını vermeli “ diyebilseydi. Mesela toplum, 17 – 25 Aralık ile birlikte medyaya sızan tapelerin gerçek mi, montaj mı olduğu sorusunu - siyasi arenada tartışmak yerine- bilime havale etseydi ve konun muhataplarına herkesimin inanacağı bir bilimsel kurumun devreye girmesi konusunda baskı yapabilseydi; gereksiz gerilmeler de olmazdı, zaman kaybı da yaşanmazdı. Daha öte ” o ses kayıtlarının montaj, dublaj olduğunu güvenilir bir kurumun verdiği bir raporla kanıtlamak; “ paralel yapının deşifre edilmesinin en etkili yoluydu. Üç gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Ülke ikiye bölünmüş durumda. Çok önemli meselelerde devreye girip kamplaşmalara son verecek birleştirici bir makam kalmıştı. Gerek iktidar, gerekse muhalefetin tutumuna bakılırsa bu makam da etkisini yitirmek üzere… “Hayırlısı olsun…” denecek başka da söz kalmadı…

Yazar: Levent GÜNDOĞAN

(05.08.2014 KARDEŞ)

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47