22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:28,1 C
Köşe Yazısı

İL KONUSU NASIL KAYBOLDU ADNAN MENDERES BANDIRMA’DA

8 yıl Başbakan Adnan Menderes’in koruma müdürlüğünü yapan Bandırmalı İsmail Hakkı Altuncu, 1957 yılında geceleyin geldikleri Bandırma’da, Bandırma’nın İl olma isteğinin nasıl heba olduğunu anlattı. Damadı Mehmet Emin Bora’nın kaleme aldığı, “Ömrümün Büyük Bir...

Velhasıl Gazetesi
ADNAN MENDERES_640x480

8 yıl Başbakan Adnan Menderes’in koruma müdürlüğünü yapan Bandırmalı İsmail Hakkı Altuncu, 1957 yılında geceleyin geldikleri Bandırma’da, Bandırma’nın İl olma isteğinin nasıl heba olduğunu anlattı. Damadı Mehmet Emin Bora’nın kaleme aldığı, “Ömrümün Büyük Bir Kısmı İsmail Hakkı Altuncu” adlı kitapta Bandırmayla ilgili bölüm şöyle; 1957 yılı genel seçimler yılıydı. Mitingler ve kongrelerle geçiyordu.

Bir gün Ankara’dan ayrı Balıkesir’e uçtuk. Oradan arabalarla Çanakkale’ye gittik. Çanakkale’de seçim öncesi çok büyük bir tezahüratla karşılandılar. Başvekilimiz orada konuşma yaptılar. Ve Çanakkalelerinin sevgi ve bağlılıklarını görüp memnun olmuşlardı. Miting sonunda Vali Beyin konağına geldik. Üst kattaki yatak odasına bir saat kadar uzanıp dinlenmek istediler. Ve bana bir saat sonra kendilerini uyandırmamı emrettiler. Ben kapılarını kapatıp alt kata indiğimde Bandırma’dan ayrı gelmiş iki ortaokul arkadaşım ile Bandırma belediye başkanını gördüm. Bizin deyimimizle biri “ Kuru Kâzım” diğeri Demokrat Parti Başkanı Cemal Örgen ve Belediye Başkanı Kani Uçansu.

Ben kendilerine hoş geldiniz dedim. Onlar bana geliş sebeplerini, başvekilimizi Bandırma’ya götürmek üzere geldiklerini ve hemen kendilerini ziyaret etmek istediklerini söylediler. Ben programımızı biliyordum. O akşam Balıkesir’deki uçağımız altlayıp İstanbul’a gidecektik. Bu durumda isteklerinin imkânsız olduğunu söylememe rağmen onlar ısrar ettiler. Bandırma şu anda köylüsü ve kentlisi olarak ayakta, Başvekil Bey’i beklemekte dediler. Ve bunlar benim okul arkadaşlarım olduğu için bunu benim için bir görev sayıyorlar, şayet başaramazsam bir daha Bandırmalıyım deme ve Bandırma’ya da gelme gibi bir hatta daha ağır kelimeler kullanarak beni tekrar yukarıya çıkmaya mecbur ettiler.

O sırada Muzaffer Bey görünürlerde yoktu. Ona haber veremedim. Bir taraftan da Başvekil Bey’im uykuya dalması ve onu uykuda rahatsız etmek korkum vardı. Çanakkale Bandırma’ya 220 km uzaktadır. Oraya gidilmesi kararı verilirse karanlığa kalmadan hareket edilmesi gerekiyordu. Bunları düşünerek Başvekil Bey’i haberdar etmeyi uygun gördüm ve kararımı vererek yukarı çıktım. Başvekil Bey uyuyamamışlardı. Özür dileyerek söze başladım. Aşağıdakilerin üçünü de tanıdıklarını umuyorum. Bandırma’ya götürmek üzere geldiklerini ve benim de Bandırmalı olmam sebebiyle ve arkadaşlarım olmamdan kaynaklanan ısrarlı tutumlarından bahsettim. Ve bu işi başaramazsam çok ağır şeyleri bana yakıştırmış olacaklar dedim.

Benim masumane talebemi hoş görüp “Sana ne yapacaklarmış!!” dedi. Ben de söyledikleri sözleri aynen tekrar edemem. Edep dışıdır, dediğimde güldüler. Peki Muzaffer beye söyle uçağımız Bandırma Hava Alanı’na gitsin. Bizi orada beklesin. Biz de hazırlanıp yola çıkalım dediler. Saat 17.00 civarıydı. Sevinçle aşağıya indim arkadaşlara müjdeledim ve hemen siz durmadan Bandırma’ya gidin dedim. Saat 18.00 sıralarında Çanakkale’den ayrıldım. Bu olay, kendilerine haber verilmeden Başvekil Bey’e intikal ettirilmiş olduğu için Muzaffer Bey’in canını sıkmış ve bana kızmıştı. Bandırmalılar vilayet olmak istiyorlardı. Bu istek Balıkesirlilerce nahoş karşılanıyordu. Zira, Bandırma il olursa Balıkesir’in kayıpları olacaktı. Bandırma limanı tahmil tahliye gelirlerinden Balıkesir Özel İdaresi’nin geliri kesilecekmiş gibi düşünceleri varmış. Muzaffer Bey Balıkesirli olduğu için bu durumdan haberdar olmasını istiyordum. Yol üzerinde önce Çan’da sonra Sarıköy’de ve Gönen’de olmak üzere durduruldu. Mahalli partililerce davetler edildi, onlara mazeret beyan edilip yola koyulmalar zamanımızın geçmesine neden oluyordu. Gece saat 23.00’de .

BANDIRMA’YA GELİŞ

Bandırma’ya ancak varabildik. Bandırma girişinde SSK Hastanesi köşesinde Bandırma ve Kaymakam ve Belediye Başkanı tarafından durdurulduk. Partililer üstü açık bir jeep getirmişler bu jeep’e bindik. Arabanın kapı basamağına elinde megafon olan tanıdığım bir Bandırmalı bindi. Ve durmadan şehir merkezine kadar “ Vali, Vali, Vali” diyerek Bandırmalıların isteğine tercüman oluyordu. Bandırma o saatlerde böyle bir kalabalık görmemişti. Hakikaten köylüsü kentlisi bir aradaydı. Cumhuriyet Meydanı iğne atsanız yere düşmeyecekti.

Başvekil arabası meydana kadar geldi ve kendileri doğruca kürsüye yöneldiler. O saatlere kadar bir kısım Bandırmalılar kontrolü kaybedecek kadar içki içmişler. Her kafadan bir ses çıkar olmuş. Bu hal megafonu kullananın halinden de belliydi. Ağzında dili dönmüyor tam olarak “Vali” dediği bile anlaşılamıyordu. Başvekil Bey konuşmaya başladığı sırada !” Sevgili Bandırmalılar” dediğinde, benim tanıdığım kadarıyla berber çırağı olan birisi kürsünün hemen 5 metre kadar önündeydi ve “bizi ne zamandan beri seviyorsunuz” diye yüksek sesle araya giriyordu.

Başvekilimizin her cümlesine kinaye cümleler seslendirince asap bozucu oldu. Bu defa Başvekil Bey “siz buraya benim değil Vali Bey’in gelmesini istiyormuşsunuz. Zira Bandırma’ya gelişimden beri “Vali Vali” demektesiniz. Ve, Bandırma’nın il olma hayalinin heba ediliş anı. Yanında bulunan Balıkesir Valisini göstererek! Sizi Vali Bey’inizle baş başa bırakıyorum! dedi. Ve kürsüden inerek Balıkesir Valisi ve Bandırma Milletvekili Halil İmre ve diğerleriyle birlikte, Halil İmre’nin yönlendirilmesiyle Şehir Kulübü’ne gidildi. Aslında orada akşam yemeği yenecekmiş ona göre hazırlık yapılmış ama kimsede yemek yiyecek hal kalmadı.

Bu olaydan üzülenlerin başında ben geliyordum. Kendimi suçlu görüyor, olaya sebep olduğuma inanıyordum. Keşke Çanakkale’ye gelen arkadaşlarımı Muzaffer Bey’le görüştürseydim. Ve ben devreden çıksaydım dedim kendi kendime. Ama olacağı vardı oldu. Bu olayda Bandırma D. P. Teşkilatının ihmali vardı. Böyle bir organizasyonun her noktası önceden gözden geçirilmeli her türlü ihtimali göz önünde tutulmalıydı. Örneğin kürsünün etrafı güvenilir insanlarla kuşatılmış olsaydı tatsızlığı çıkaran o çocuğu oradan çok kolay olabilirdi.

Topluluk kontrolden çıkmış ne partililer ne zabıta olaya müdahale edebilmişti. Bir kendini bilmezin uygunsuz konuşması Bandırma’nın kaderiyle oynayabilmişti. Yoksa Başvekil Bey’in Bandırmalıların isteklerine olumlu bakacağına ben şahsen inanıyordum. Zira Çanakkale’deki intibaım o idi. Ama Bandırmalılar bu fırsatı KAÇIRDILAR maalesef. Ben Adapazarı’nın  Sakarya İli olması olayında Adapazarı’nda Başvekil Bey’in belediye balkonunda Belediye önünde toplanan halka seslenişi sırasında yanındaydım. Onlar da Adapazarı’nın İl olmasını istiyorlardı. Ve bizim milletvekilimiz Halil İmre Bey gibi onların da bir Nuri Bayar’ı vardı.

Nuri Bayar Bey ve Adapazarlılar, her güzelliğin her ince teferruatına kadar hazırlıklıydılar. Biz Adapazarı’na gün ortasında geldik ve belediye meydanı sımsıkı doluydu. Başvekil Bey halka hitap etmek üzere belediye balkonuna çıkışlarından itibaren sonu gelmeyen bir alkış tufanı koptu. Güzel ve uzun bir konuşma yaparak günün memleket meselelerinden bahsederken kalabalığın çok arkalarından 2 kişi uçlarından tutarak açtıkları bir panoda “Vilayet olmak istiyoruz “dediler ve pano hemen aşağı çekildi. Ondan sonra Başvekil Bey’in konuşmaları Adapazarı’nın Sakarya adına İl olacağı mecrasında devam etti ve Adapazarlıları tebrik etmeleriyle son buldu.

Ben bu olayı görmüş ve yaşamış olduğum için Bandırmalıların böyle davrandıklarını hatırladıkça çok üzülüyorum.

KAYNAK:”Ömrümün Büyük Bir Kısmı İsmail Hakkı Altuncu Adnan Menderes’in Koruma Müdürü”

YAZAR: Erdem ÖZCAN

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47