İLÇELERDEN EMİR ERİ Mİ İSTENİYOR?...
Balıkesir gibi "aslında k üçü k şehirlerin" b ü y ü kşehir yapılması baştan yanlıştı. Tek ama ç AKP'nin kırsalı hi ç ilgileri olmadığı halde şehirlerde oy kullanmasını sağlamaktı. B ö ylece hem il ç elerde hem de b ü y ü kşehirde yerel se ç im kazanma şansını...

Balıkesir gibi "aslında k üçü k şehirlerin" b ü y ü kşehir yapılması baştan yanlıştı.
Tek ama ç AKP'nin kırsalı hi ç ilgileri olmadığı halde şehirlerde oy kullanmasını sağlamaktı.
B ö ylece hem il ç elerde hem de b ü y ü kşehirde yerel se ç im kazanma şansını arttıracaktı.
Amaca ulaşıldı. AKP gerek b ü y ü kşehirde gerekse kazanma riski olan il ç elerde oyunu ö nemli ö l çü de arttırdı.
Ayrıca AKP'nin kazanamadığı il ç elerin para muslukları b ü y ü kşehirin insiyatifine ge ç miş oldu.
.................................
AKP se ç im kazanmak uğruna il ç elerin ö zkaynakları ve ö z evlatları ile y ö netilmesine engel oldu ö nce.
Sonra, k ö ylerin hi ç ilgileri olmadığı halde şehir merkezi y ö netimine m ü dahil olmasına yol a ç tı.
Daha ö te, yerel y ö netimlerde b ü y ü k bir kargaşaya neden oldu.
Ö rneğin, Susurluk'ta yağmur suyu taşkınlarından kimin sorumlu olduğunu bilen yok.
Ya da şehrin g ö beğindeki park işletmesi yasal olarak kime ait?
Veya ana yollar, İzmir -İstanbul ü zeri tali yollar'!daki aksaklıkların hesabını kimden soracak halk?
Gelirler mesela?
Susurluk'tan toplanan su paraları nereye gidiyor? B ü y ü kşehire.
Peki, b ü y ü kşehir kendisine bağlı olan il ç elere haklarını veriyor mu?
Vermiyorsa, il ç eler ne yapacak?
Karmakarışık her şey.
....................................
Bir de y ö netim kurnazlığı başladı.
B ü y ü kşehir adayları il ç e belediye başkanı adaylarını meclis ü yelerine varıncaya dek se ç me eğiliminde.
AKP'de adaylığına kesin g ö z ü ile bakılan Vehbi Y ö r ü k mesela. Direk Y ü cel YILMAZ'IN adayı olarak lanse ediliyor.
.............................
Dikkat ederseniz b üyü kşehirlerin il ç e y ö netimlerine dahli, hen ü z se ç im olmadan başlıyor.
...............................
CHP'de de ,duyumlara g ö re, -aday belirlemeye yetmeyince- meclis ü yelerine başlamış bir m ü dahale.
Ahmet AKIN t ü m il ç e ö rg ü tlerine birinci sıra kontenjan adayını ben belirleyeceğim şeklinde talepte bulunmuş.
G ü ya ç alışacağı ekibi kendi se ç ecekmiş.
Mantıklı gibi geliyor ama ger ç ekte ç ok sa ç ma.
İl ç eler, b ü y ü kşehir meclisine il ç elerinin haklarını savunmak, daha fazla yatırım almak i ç in ü ye g ö nderiyor. B ü y ü kşehir belediye başkanlarının askeri olmak i ç in değil.
.........
AKP'li, CHP'li t ü m b ü y ü k şehir adaylarına şunu sormak gerekiyor:
"Siz, İl ç elerin b ü y ü kşehirde haklarını savunacak kişilere hangi hakla karışıyorsunuz? Daha işin başında emir eri mi istiyorsunuz?"
.........
AKP'nin y ö netim anlayışını bilmem, ancak sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir adayın y ö netim anlayışı ile uyuşmaz.
................
Umarım Ahmet AKIN i ç in dile gelenler s ö ylentiden ibarettir.
Yoksa inanın hem il ç e bazlı hem de b ü y ü k şehir bazlı tartışmalar zamanla dayanılmaz boyutlar alır ki, yıllar ö ncesinin defterleri a ç ılır ve sayfa sayfa yeniden gelir g ü ndeme.
....................
Benden s ö ylemesi...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
" Susurluk'ta Terör Operasyonu "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?