KALPAKLILAR VE KAYPAKLAR
Çerkesleri kafasına göre ‘haramzade olanlar ve olmayanlar’ diye ikiye ayıran AK Parti Bandırma Belediye Başkan Adayı Cemal Öztaylan’ın sözlerini görgü tanıklarının da ifadesine dayanarak haberleştirdik. Kıyamet koptu. Tepkiler çığ gibi büyüyünce Öztaylan...

Çerkesleri kafasına göre ‘haramzade olanlar ve olmayanlar’ diye ikiye ayıran AK Parti Bandırma Belediye Başkan Adayı Cemal Öztaylan’ın sözlerini görgü tanıklarının da ifadesine dayanarak haberleştirdik.
Kıyamet koptu.
Tepkiler çığ gibi büyüyünce Öztaylan cephesinden önce şaka yaptı denildi ki bu işin şakası olmaz.
Ardından Kayseri’de bir cenaze töreninde yaşanan balık hikayesi anlatıldı. En sonunda da internetten kopyala yapıştır bilgilerle dolu cevap yazısında Karadeniz’in hırçın dalgalarına bağladılar konuyu. Neymiş efendim sürgünde yaşamını yitirenler nedeniyle, Çerkeslere balık yemek harammış. Onun için Cemal Öztaylan, balık yiyen Çerkesler için şakayla karışık bu sözü söylüyormuş.
“ Şimdi ben bu sözü neden söyledim, niçin söyledim. Nasıl söyledim izaha gerek yok, görüyorsunuz söyledim. Söylemişte olabilirim, söylememişte olabilirim. Söylemişsem söylemişimdir, söylememişsem söylememişimdir. Önce söyledik de sonrandan söylemedik mi dedik, bunlar bir takım uydurma laflardır.”
Ne bir eksik ne bir fazla. Öztaylan’ın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından servis edilen açıklamasının özeti bu.
Çerkeslik din mi de balık yemek haram olsun, balık yiyen de ‘haramzade’. Sürgün yolunda birçok insan Karadeniz’de yaşamını yitirdiği için yaşlılarımız için bir gelenekti balık yememek.
Cemal Efendi, Allah’ın Bandırma’da görev yapmak için seni memur kıldığını söylüyorsun, öncelikle Allah ıslah etsin. Acaba yanlış anlamış olabilir misin? Görevden çok herkese atar giderdesin. Önce seçim gezisinde Karadenizliler Derneği’nde vatandaşa okkalı bir ‘Nah’ çektin. Yaptığından utanacağına 4 milyon kişi tıkladı dedin.
Çerkeslere ‘haramzade’ dedin. Özür dileyeceğine türlü alaverelerle zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorsun.
Yemezler.
Sırada hakaret edeceğin kimler var merak ediyorum.
Çerkes kültürüne ve tarihine bu kadar kafa yoruyorsan eğer temelini saygı ve sevginin oluşturduğu Çerkeslerin anayasası Xabze’yi öğren.
Saygıdan başlamanı özellikle tavsiye ediyorum.
Vatandaşa ‘hayvanlar’ diyen sen, geçen sene Balıkesir’de düzenlenen iftar yemeğinde oğlunu tanımadı diye belediye personelini tokatlayan sen, daha iki hafta önce karşındaki vatandaşa ‘Nah’ işareti çeken yine sen.
Şimdi de Çerkeslere söylediğin bu söz.
Niyetin ne olursa olsun, Çerkeslere ‘haramzade’ diyemezsin.
Haber sonrası mesai arkadaşım Tarık’ı hem belediye başkan adayı Cemal Öztaylan hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı Taner Korkmaz arayıp, haberi kaldır diye emrivaki konuşmuşlar.
Daire başkanı arkadaş, FETÖ’cü Mehmet Tosun’a haber servis etmiyorsun. Sözün onun gibilere geçer bize değil. Beni ara ki sana bir gazeteciyle nasıl konuşulacağını öğreteyim.
Gelelim değerli büyüğüm Yeniziraatli Muhtarı Murat Özhan Abime. Sen o gece ne dediysen o yazıldı ne bir eksik ne bir fazla. Protokolde olan herkes şahit sözlerine.
Şakaya vurup, “Ben haramzade Çerkes değilim” sözünü kendine yakıştırıp, o açıklamayı yaptın.
Canın sağ olsun güzel abim.
Belki bilmiyorsundur hatırlatayım isterim. Bu ülkenin bağımsızlık mücadelesinin simgesidir Çerkes Kalpağı.
Tarih kalpaklıları da yazar, kaypakları da.
YAZAR: Kaan BİNGÜL
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?