KİM SUÇLU?
Göbel’i atık bastı, pis kokular neredeyse Susurluk’a ulaştı. Bandırma yolu tek şerit kapandı. Nedeni yağışın fazla olmasıymış, suçlu yağmur yani o alana depo yapılmasına izin verenler değil! Yağışın biraz fazla yağabileceğini hesaplama gereğini duymayanlar...

Göbel’i atık bastı, pis kokular neredeyse Susurluk’a ulaştı.
Bandırma yolu tek şerit kapandı.
Nedeni yağışın fazla olmasıymış, suçlu yağmur yani o alana depo yapılmasına izin verenler değil!
Yağışın biraz fazla yağabileceğini hesaplama gereğini duymayanlar değil!
Depoyu kontrol edip hızlı bir biçimde önlem alma gereği duymayanlar değil!
Susurluk’un işine büyükşehirin karışması zaten bir saçmalıktı. Bu arıtma tesisine ruhsatı veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığıymış meğer. Yani top kimde belli değil!
Aslında iş şu büyükşehirler meselesinde başlıyor. Balıkesir büyükşehir oldu. Köylüler bayram etti mahalle olduk diye. Ama konut inşa etmeye kalkınca, emlak vergisi, su parası öderken geldi akılları başlarına.
Tüm araziler bir anda ellerinden çıkıverdi.
Şimdi cami tuvaletlerini temizlemek için deterjan almaya paraları yok.
Muhtarlar ne yapacağını şaşırmış durumda.
Göbel’i basan, yolu kapatan, özlem ile beklediğimiz baharın kokusunu bu yıl Göbel halkının elinden alan o atıkların oraya depolanmasına bu kez daha üst bir kurum geçici ruhsat ile izin vermiş.
Ruhsat geçmeden Göbel’i kanalizasyon bastı.
O deponun yapı kullanma ruhsatında kimin imzası var?
Susurluk, “yetkisizim” diyor, büyükşehir, “yetkisizim” diyor.
Yetkili “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” imiş.
Böyle bir şey olur mu?
Bu yetki kargaşası yaratmaz mı?
Vatandaş şaşkın.
6 Şubat depreminde de öyle olmadı mı.
İmar affı çıkaranlar, tarım arazisini imara açanlar, kaçak binalara üç kuruş para alıp yapı kullanma izni verenler, kolonu kesilmiş yapılara müdahale etmeyenler, projeye uymadığı için yapı kullanmasız kalan binalara elektrik, su bağlayanlar es geçildi. Üç beş zavallı müteahhit günah keçisi yapılıverdi.
Millet de yedi.
Millet yediği sürece yapacak bir şey yok. Çok sıkıştırılınca “kader” deyip çıkıyorlar.
Adalet’in Bakanı, "14 Mayıs’ta ya şampanya ya alnı secdeye değerler kutlama yapacak" diyor.
Sen ben demiyorum adaletin başındaki adam diyor.
İş bu noktaya gelmiş.
Bundan sonra ne desen lafügüzaf!..
YOLUN SONU GELDİ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?