KÖRFEZ ÖLÜYOR!....
Körfez ölüyor. Göz göre göre. Hızla ölüyor. Yaz kış yeşilinden ödün vermeyen, barışın simgesi zeytin ağaçları bir bir kökünden sökülüyor. Bir daha sürgün vermesin diye. Doğa ile insanın kavgası tescillensin diye. Ya da birileri zenginliğine zenginlik katsın...

Körfez ölüyor. Göz göre göre. Hızla ölüyor. Yaz kış yeşilinden ödün vermeyen, barışın simgesi zeytin ağaçları bir bir kökünden sökülüyor. Bir daha sürgün vermesin diye. Doğa ile insanın kavgası tescillensin diye. Ya da birileri zenginliğine zenginlik katsın diye. ............... Körfez ölüyor. Huzur veren yemyeşillik, yerini betonun sevimsizliğine bırakıyor. Her biri Cennetten bir köşe Pelitköy, Bağlarburnu, Ören… sessiz; beton mikserlerinin motor sesleri, kalıpçıların çekiç vuruşları, demircilerin türküleri… sessizliği bıçak gibi yırtıyor. ..................... Bağlarburnu , Öğretmenevleri, İskele mahallesi, Ören… çaresiz. Ya da neyin çare olduğundan habersiz. Ve hepsi Körfez’in akciğerlerine hançer misali sokulan sözüm ona "villaları" seyrediyor. ................... Yerel yönetim ne yapıyor? Görünen o ki çok para kazanıyor. Ama bilmiyor. O yoğunluk o güzelim denizi bitirecek. O yoğunluk o muhteşemliği sıradanlaştıracak. ................... Onca bina inşa ediliyor. Alt yapı yeterli mi? Arıtması hazır mı? O binalara yazın su verilebilecek mi? Otopark sorunu -zaten had safhada-,iyice içinden çıkılmaz bir hal almayacak mı? .................... Villa villa dedikleri iç içe geçmiş bir sürü süslü yapı. İmar durumları nedir? Yoğunluk mesela?... Su basman kodu kaçtır mesela? Nereden alınır? Kim neye göre verir? Tümü muamma mı? Hayır değil! Lakin yasalar, yönetmelikler nereye çeksen oraya uzuyor. Ve genellikle ranttan yana uzuyor. ............... Normalde zeytin ağacı kesmek yasak. Lakin onun da kolayını bulmuşlar. Kökünden söküp başka yere ekecekler. Nereye? O belli değil. Örneğin su basman kodu: Kot 1.20'yi geçemez normalde. Onun da var bir yolu. Yolun en yüksek yerinden veriliyor. Yönetmeliklere uygun mu? Varsayalım evet. Pekiii , su basman kodunu yükselterek iki katlı imara bir de bodrum katı çıkartırarak üç katlı binalar dikmek o cennet köşesine uygun mu? Hayır! ............. İşte yerel yöneticilik burada başlıyor. Körfez'de başlamış mı?.... Zeytin katliamı yaz kış dinlemeden sürüyor. Körfez halkı hüzünlü, Ve, Körfez halkı bir o kadar suskun!...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
"Bayram Tatili 9 Gün "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?