KUŞ GRİBİNDEN KUŞLAR AKLANDI MI?
Türkiye’de kuş giribinin ilk kez tespit edildiği tarih 08 EKİM 2005 tarihidir... Yani, tam 20 yıl önce... Olay Manyas’ın Kızıksa beldesinde M. E. adlı üreticinin çiftliğinde bulunan 2 bin hindinin telef olmasıyla ortaya çıkmıştı... Alınan numunelerin...

Türkiye’de kuş giribinin ilk kez tespit edildiği tarih 08 EKİM 2005 tarihidir... Yani, tam 20 yıl önce... Olay Manyas’ın Kızıksa beldesinde M. E. adlı üreticinin çiftliğinde bulunan 2 bin hindinin telef olmasıyla ortaya çıkmıştı...
Alınan numunelerin incelenmesinin ardından Kızıksa’ya gelen Balıkesir Vali Yardımcısı Halil Yavuz Kaya hindilerin kuş gribinden telef olduğunu açıkladı... Büyük yankı uyandıran açıklamanın ardından önlem amacıyla edeta bir katliam başlatılmıştı...
Bölgede nekadar tavuk,veya kanatlı evcil hayvan varsa fırınlarda yakıldı...Yerli tavuk ırkı adeta yok olmuştu...

Köye hayvan girişi yasaklandı... Peki nasıl oldu da Kızıksa’daki 2 bin hindiye virüs bulaşmıştı... Hemen de bildiler!.. Manyas Kızıksa yakınlarında dünyaca ünlü Kuş Cenneti var ya; göçmen kuşlar Manyas’a uğrayıp Afrika’ya göç ediyorlar ya, çiftliğin Manyas’a yakın olması nedeniyle böyle bir vaka yaşanmış olabilir... Dediler... Bunları,Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker de söylemişti... Ayni yıl yani, 2005 yılında Romanya, Yunanistan, Rusya, Makedonya, İtalya, Almanya ve İsveçte kuş gribi vakaları görülünce Türkiye’de de bir panik havası esti ve acaba bize de gelir mi, diye konuşulurken ayni yıl bizde de görüldü. Bu ülkelerde de hastalığın GÖÇMEN KUŞLARDAN bulaşmış olabileceği konusunda haberler yayınlandı... İyi de aradan 20 yıl geçmiş, o yıldan itibaren bir tek kuş gribi vakası yaşanmamış...
Kuşların göç serüveni tüm dünyada aksamadan devam ediyor... Ortada ne kuş gribi var, ne başka bir hastalık...

OLAY NASIL GELİŞTİ Haberi alır almaz hızla Manyas’a hereket ettim.Kızıksa yakınlarına geldiğimde Manyas-Kızıksa yol ayırımında Doğal Hayat Jandarma görevlileri aracı kontrol ettikten sonra olayın Kızıksa’da olduğunu söylediler. Ben de oraya gittim. Aracıma hindilerin nerede olduğunu bilen bir kişiyi aldım. Hindilerin olduğu yere geldiğimde ortada hindi falan yoktu çünkü hepsini gömmüşlerdi...
Tam 2 bin tane... Oradan Manyas’a geldiğimde bölgenin bütün İlçeTarım Müdürleri oradaydı ve çok kalabalıktı. Herkes orada toplantıdan çıkacak haberi bekliyordu. O sırada Bursa DHA’dan da2 arkadaşım gelmişti. Nitekim alınan numunelerin incelenmesinin ardından Balıkesir Vali Yardımcısı Halil Yavuz Kaya hayvanların kuş gribinden telef olduğunu açıklayınca Bursa’dan gelen 2 arkadaşım neticeyi telefonla gazeteye bildirirlerken ben de kamera görüntüsünü geçmek için Bandırma’ya hareket ettim. Bugün olduğu gibi fotoğraf veya görüntüleri Watsaptan tıkla gönder yok öyle şey... Bu arada hindilerin sahibiyle buluştum. Hindiler telef olmaya başladığı zaman kamera ile bir fotoğrafçıya çekim yaptırmış...
Görüntülerde hindilerin nasıl telef olmaya başladığı gibi çok ilginç görüntüler vardı. Neticede, ölen hindilerden başka yerli tavuk ırkına olmuştu ama iyi ki bazı tavuk sahipleri tavuklarını saklamışlardı. Zaman içinde yerli tavuklarımız çoğaldı.. Yoksa tavuklar yanında bir suçu olmayan GÖÇMEN KUŞLARIMIZ da zarar görebilirdi...
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?