MENDİREĞİ HASAN AYDINLATTI!
Mendireğin uzun süre karanlıkta kaldığını yaptığım haberden sonra fark eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, gazetelere gönderdiği yazıda, mendireği aydınlığa kendilerinin kavuşturduğunu ileri sürmüş. Bence mendireği eski fırıncı esnafından Hasan Sümer...

Mendireğin uzun süre karanlıkta kaldığını yaptığım haberden sonra fark eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, gazetelere gönderdiği yazıda, mendireği aydınlığa kendilerinin kavuşturduğunu ileri sürmüş.
Bence mendireği eski fırıncı esnafından Hasan Sümer aydınlattı.
Yalan da sayılmaz.
Mendireğin lambalarının yanmadığından Hasan Sümer söyleyince haberim oldu. Yaptığım haberlerden sonra mendirek büyükşehir belediyesi ve UEDAŞ işbirliğiyle aydınlığa kavuştu. Yani Hasan Sümer vesile olmuş oldu. Çalışan ekibe çay dahi ikram ettiğini bildiğim ve vatandaşlık görevini yapan Hasan Sümer’e teşekkür etmek lazım.
Ben konuyla ilgili haberimde Büyükşehir Belediyesi’nin de malzemelerin taşınmasında yardımcı olduğundan bahsetmiştim. Konuyla ilgili haberi yazmadan önce UEDAŞ’ı da telefonla aramıştım.
Gelen mesaj aynen şöyleydi: “Değerli müşterimiz, aydınlatma ihbarınız DU-8713508 talep numarası ile kaydedilmiş ve konunun en kısa sürede giderilmesi için ilgili saha ekiplerimiz bilgilendirilmiştir.” Buradan da tesisatı UEDAŞ’ın gerçekleştirdiği anlıyoruz.
Hatta daha sonra telefonla görüştüğüm Uludağ Elektrik Dağıtım Arıza Koordinatörü Samet Vural’da konuyla ilgileneceğini söylemişti. Ardından 3-5 gün gibi çok kısa bir zamanda eski direklerin yerlerinden alındığını gördüm. Çalışma sırasında gittiğim mendirekte direk gibi bazı malzemeler büyükşehir belediyesi aracındaydı.
Elektrik tesisatını onaran teknisyenlerin giysilerinde ve araçlarında yazan UEDAŞ yazısından da anladığıma göre; aydınlatma direklerinin yenilerinin konulmasından, elektrik tesisatının onarılmasına kadar UEDAŞ teknisyenleri tarafından gerçekleştiğini gördüm.

Ama Büyükşehir hepsini biz yaptık diyor!
Gazete ve bazı haber sitelerinde gördüğüm açıklamada sanki bütün tesisatı kendi belediyelerinin yaptığı şeklindeydi. UEDAŞ elektrik teknisyenleri olmadan tesisat yenilebilinir mi?
Yani UEDAŞ’ı yok mu sayacağız?
Bu çalışmanın özeti; büyükşehir belediyesi – UEDAŞ işbirliği sonunda mendirek karanlıktan kurtuldu olmalıydı. UEDAŞ teknisyenleri olmadan elektrik tesisatı onarılamazdı. Ancak bir konuyu merak ediyorum. 20 yeni aydınlatma direği belediyenin mi yoksa UEDAŞ’ın mıydı?
Bu arada yazı ekinde gönderilen fotoğrafın birinde gördüğüm büyükşehir belediyesi görevlisinin elinde darbeli matkap ile tarihi mendirek duvarlarındaki çalışması için bir uyarıda bulunmak istiyorum.
Tarihi mendirek duvarlarında hasar verildiğinin farkında mısınız?
1900 yılında yapılan mendirek 122 yıl dalgalara karşı direnirken zaten yeteri kadar yoruldu.
Bu mizansen olmadı!
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?