MOSSAD SAVAŞl TETİKLER...
lll. Bölüm Git gide yükselen tansiyon ve içinden çıkılmaz bir kaos'un bilançosu elbette çıkar ve menfeatleri doğrultusunda ilerleyen bir politikaya mâl olacak . Zaman + kuvvet ve mekan stratejik plan ve sinsi oyunların alt yapısını şekillendirir.. Gücün tek...

lll. Bölüm Git gide yükselen tansiyon ve içinden çıkılmaz bir kaos'un bilançosu elbette çıkar ve menfeatleri doğrultusunda ilerleyen bir politikaya mâl olacak. Zaman + kuvvet ve mekan stratejik plan ve sinsi oyunların alt yapısını şekillendirir..
Gücün tek hakimiyeti para ve teknolojik sistem kimin elindeyse baş aktör o olur. Ortada genişlemiş Ortadoğu Projesi, Avrasya kuşağı çatlaması meselesi ve By Elon Musk'ın Starlink uyduları masaya yatırılması gereken yegâne konu. 1990'nın başında konuşulan pasifik yüzyılı.. Fakat hâlâ beklentileri suya düşüren Avrasya birlikteliliğin nihayetinde kurulmaması şimdilik muallakta görünsede inşasında egemenlik o bölgenin olacaktır.
Tel Aviv'de asılan reklam panosun'da yayınlanan "THE ABRAHAM ALLIANCE" İbrahim'in şifreleri altında lanse edilen yeni ortadoğu başlığı dikkat çekildi, çekilmesi de gerekli diye düşünüyorum.. Resimde ortada By; Trump ve Amerika'nın şımarık çocuğu Bünyamin Netenyahu müslüman ülkelerin liderleri ile yanyana olmaları , Amerika, İsrail ve Atlantik'e boyun eğen Suriye'nin yeni lideri Ahmet Aş-Şarra da potrede yer alan isimlerden. Sorulması gereken burada ki şifrenin sırrı nihayeti..
Beyaz Saray'da ki tarihi karar notu düşüldü. Şamda ki yönetimin tam da By;Trump'ın istediği şekilde ilerlemesi yaptırım kararnamesini imzalamasına kadar gitti. HTŞ yönetimi ile Netenyahu arasındaki anlaşmalar ve yeni gelişmeler, kürtlere olası cereyan etmesi gibi sıralayabiliriz. Buna nazır MOSSAD savaşı tetikler mi? Evet tetikler. İran ve İsrail her iki tarafta ideolojik zeminlerini otuttururlar.
MOSSAD tarafından hesapları,diplomatik temsilcileri ve sosyal medya kanallarının devamlı Farsça yayın yapması dikkate alınmalı. Devrim muhafızlarını İranın devrim samurayları na benzetmek bire bir sembolik yapı olarak görmek mümkün. İtibarsızlaştırma ve kimliklerini zedeleyerek Iran halkı ve devrim muhafızları arasında ki ilişkiyi koparmak aynı Japonya'da ki gibi. MOSSAD operasyonlarında yaş tahtaya ayak basmaz. MOSSAD'ın paylaştığı bir içerikte; İran halkına Farsça sosyal medya aracılığıyla " Bir devrim muhafızı üyesi görürseniz iran halkı kişisel telefonununa aniden bir telefon çağrısı veya mesajı alırsa derhal o kişinin yanındaysanız ondan uzaklaşın.
Gök yüzünden çim biçme makinasına benzer bir ses duymanız durumunda devrim muhafızları komutanından, devrim muhafızları üslerinden ve rejime ait araçlardan uzak durun " İşte tam da yukarıda Japonya'da ki samuraylara yapılanların aynısını yapmaya başlandı. Rejiminin değişmesi için elbette devrim muhafızlarını ortadan kaldırmak en büyük faktör.
YAZAR: Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?