22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:24,5 C
Köşe Yazısı

Susurluk'ta Çok Şeyler Olur...

Susurluk’ta temel sorunlardan birisi şu: “Kamuoyunda Susurluk’un çağdaş anlamda kent olabileceği inancı yok, ya da yok denecek oranda az.” Bu nedenle olsa gerek günü kurtaranlar hep gözde.

Velhasıl Gazetesi
ATI ALAN…. CHP yerel seçim çalışmalarını askıya almış durumda. Belediye başkan aday adayı olmayı düşün

Normalde Susurluk’a yeni para ile sekiz milyon Liraya mal olmuş su şebekesini evlere bağlanmadan gömerek, üzerine yol yapılmaya başlandığında ilçenin ayaklanması gerekiyordu.

Lakin insanlar çamurdan, çukurdan, tozdan.. bıkmıştı. Su; çamurlu, tozlu da olsa, gün aşırı kesilse de vardı. Günü kurtarmanın yolu, yol yapmaktı.

Tahsin BOZOĞLU seçim öncesinde verdiği sözü tuttu, ilk iş çukurları kapattı ve parke taşları döşedi. Günü kurtardı. Doğru mu yaptı? Yorum yapmıyorum. Yorumu siz yapın…

Suyu bırakıyorum bir kenara.

Çünkü çözümü değişmez: Yine yollar kazılacak.

Bizim öncelikli olarak hep birlikte, “ilçemiz ekonomisini nasıl canlandırırız’ı” tartışmamız gerekiyor.

Şimdiye kadar yol boylarındaki tesislere bel bağlamışız. İlçenin ekonomisini canlandırmak açısından da günü kurtarmakla yetinmişiz yani.

Yine hep birlikte anladık ki :” işini çok iyi de yapsa üç beş dinlenme tesisi” işsizlik sorununa çare değil.

Susurluk’un sürekli istihdam sağlayacak kurumlara ihtiyacı var.

Bu kurumlar YÖRSAN gibi fabrika olur. Ya da üniversite, büyük hastane, büyük lojistik merkezi, entegre mezbaha… olur

İlçe ekonomisinin bir de esnaf ayağı var.

Ne yazık ki ilçemiz esnafının durumu da pek iç açıcı değil.

Neden? Ticaret Odası, Esnaf Odası… araştırsın.

Lakin çok açık olan bir şey var: “ Susurluk’ta çarşı olmadığı gibi kişileri alış veriş yapmaya özendirecek cadde de yok.

O zaman ilk önce kente yakışır bir çarşı düzenleyeceğiz . Çok zor değil. Hatta basit.

Ana cadde üzerindeki esnafla belediye önderliğinde bir toplantı yapmak ve esnafı düzenli kaldırım, uyumlu tente, şık ışıklandırma , güzel vitrin yapma konusunda ikna etmek.

Bir de esnafa işyerlerine özel araçları ile gitmemeleri çağrısı yapmak.

Sonuçta Susurluk’un en uzak noktası on beş dakika yürüyüş mesafesi.

O da zor geliyorsa toplu taşıma araçlarını yaygınlaştırmak.

Toplu taşıma araçlarının güzergahını gözden geçirmek ve her mahalleye hitap edecek şekilde yeniden düzenlemek.

Olmadı esnafa elektrikli bisiklet kullanma çağrısı yapmak.

Güzel çarşı ve cadde ürettikten sonra ikinci aşama da ana yoldan geçen altmış bin araçtan yüzde birini ilçe merkezine sokmanın yollarını aramak.

Bu nasıl olur?

Araçların Bandırma istikametinden yol alırken istasyon caddesine sapıp şehir merkezine yönelmeleri nasıl sağlanır?

Ya da Balıkesir’den Bursa yönüne devam eden bir otomobili askeriye yolundan ilçe merkezine doğru çevirmek için ne yapılması gerekir?

Ya da ana ışıklarda duran ve bir an önce İzmir’e , Bursa’ya Bandırma’ya varma fikrinde olan bir araç sürücüsünün fikri nasıl çelinir de beş on dakikalığına da olsa şehir merkezinde vakit geçirme düşüncesi uyandırılır?

İnsanlara Susurluk’un özellerini Susurluk merkezinde sunsak mesela. Örneğin, Adnan Menderes Parkını öyle bir düzenlesek de oraya gelenin, orda bir ayran içip tost, kokareç yiyenin aklına kazısak.

O özellere Susurluk merkezine araç çekmek için bir müğre görevi yüklesek. Merkez hareketlenecek.

Bu arada telefoncu kontür satacak, ayakkabıcı ayakkabı pazarlayacak, belki aileden biri lokantaya girip mevsim yemekleri yiyecek, biri kuyumcuya uğrayıp sevgilisine bir hediye alacak, çakır gündöndü alacak, organik domates, biber, karpuz koyacak arabasının bagajına…

Esnaf da dışarıdan gelen müşterilerine öyle bir iyi davranacak ki onlar gittiği her yerde Susurluk esnafını anlatacak…

Bakın ne kadar kolay. Esnafı örgütleyeceksin.

Caddeleri yolu ile kaldırımı ile profesyonellerin çizimlerine kulak vererek düzenlemeye ikna edeceksin.

Ana cadde üzerine uzun süreli araç parkının önce esnafa zarar verdiğini güzel bir dille yine esnafa anlatacaksın.

Sonra Susurluk’un merkezine yoldan geçen binlerce araçtan elli tanesini İstasyon yolundan, askeriye yolundan merkezdeki ışıklardan “dal çık” yaptırarak şehir merkezine yönlendireceksin.

Zor mu? Hayır.

Ama önce inanmak, inandırmak lazım.

Bir de gerçekten Susurluk’u düşünmek…

Susurluk halkı ping pong topuna döndü. Bir oraya bir buraya… (20 Ağustos 2013)

YAZAR: Levent GÜNDOĞAN

Devamı

İlginizi Çekebilir

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Köşe Yazısı

Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim

Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

22 Ağustos 2026 01:28
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47