VAAD EDİLMİS TOPRAKLARA DOĞRU....
Hayırlı günler diyerek başlamak isterdim, hayır bunun neresinde? Malesef 22 gündür süre gelen insanlık dışı yaşanan döngüde izlemekten başka bir şey gelmiyor elden. Hiç bir ulusta konuşulmayan, gece gündüz bizde dile gelen konu: SATMASALARDI TOPRAKLARINI.....

Hayırlı günler diyerek başlamak isterdim, hayır bunun neresinde? Malesef 22 gündür süre gelen insanlık dışı yaşanan döngüde izlemekten başka bir şey gelmiyor elden.
Hiç bir ulusta konuşulmayan, gece gündüz bizde dile gelen konu: SATMASALARDI TOPRAKLARINI..
Toplumumuz araştırma yerine kulaktan duyma sözlerle eleştirmeyi tercih ediyor bizim en zayıf noktamız da bu..
Vatan evlat misalidir kimse kolay kolay çıkmaz yurdundan, işgalci siyonistler Filistin topraklarını yüklü meblağlar ile satın aldıklarını söyleseler de,"sattılar" ifadesi siyonist propagandasıdır.
75 senedir aynı politika katliam onların olmayan toprakları genişletmek.
Bu defa durum farklı durmayacaklar! hedefleri doğrultusunda kimsenin gözünün yaşına bakmadan gidecekler, ilerlemesine de yardım edecekler,tıpkı dünyanın bugüne suskunluğu gibi..
Tarih bakımından Arz-I Mev'ud başlamıştır. Yıkıp, geçecekler. Çoluk çocuk demeden katledecekler. İnandıklarının arkasında durucaklar. Kimse çıkıpda son bulacağı ümidine kapılmasın. Hani Filistin İsrail sorunuydu? Dünyanın en büyük terör örgütü Amerika'nın rolüne ne dersiniz? 900 askerini en üst seviyede ki teçhizatını yolladı arkası da gelecek. Bir avuç Filistin için mi? Tâbi ki hayır! Türkiye için projeler.
Siyonistlerin doğrusu bizim yanlışımız olan katliam da inandığına yürüyor. Biz ise yapılan yanlışa susarak Televizyon karşısında bir mısırımız eksik izliyoruz soluksuz.
Seyrediyoruz... Bebelerin çocukların katlini. Gözü yaşlı, yüreği kor olmuş anaların feryadını, Seyrediyoruz...Bile bile ölüme giden insanlığın yok oluşunu. Utanıyorum insan olmaktan elim kolum bağlı bir şey yapamamaktan.
Bayraklarında ki mavi iki şerit Fırat ve Nil nehrini ortasindaki davut yıldızı da büyük İsrail devletinin nişanesidir. Bugun Filistin, yarın Ürdün, Lübnan sonrası Türkiye hedefleri.
Usame Binladin'i bahane ederek Afganistan'i yerle bir ettiler. Nükleer iddiası ile Irak'ı bitirmediler. Bugün ise Hamas'i bahane ederek Gazze taş üzerinde taş bırakmayacaklar.
Bir takım insanların çizdiği algıda Arapların meselesi olarak gösterilen katliam, Kardeşliğin,Mescid-il Aksa davasıdır efendiler..
Yıllar önce topsuz-tufeksiz iman aşkı vatanı uğruna verdiğimiz şehitleri bugün Filistin kardeşlerimiz veriyor. Aksa'yı korumak şeref ve namustur. Onlar muzaffer İslam ordusunun askerleridir..
YAZAR: Meliha ATEŞ
" Bandırma'da Kutlamalar Başladı "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?