VELHASIL YÜK AĞIR
Çocuklar yürümeye başlamadan tabletle oynamaya başlıyor. Anneler mutlu. Onlara da Facebook’ta, Instagram’da dolaşmak, hikayeler paylaşmak için bol vakit kalıyor. Sonra, okul günleri gelip çattı mı çocuğu okula göndermek deveye hendek atlatmaktan zor geliyor....

Çocuklar yürümeye başlamadan tabletle oynamaya başlıyor.
Anneler mutlu. Onlara da Facebook’ta, Instagram’da dolaşmak, hikayeler paylaşmak için bol vakit kalıyor.
Sonra, okul günleri gelip çattı mı çocuğu okula göndermek deveye hendek atlatmaktan zor geliyor. Okulda yaşanan uyum sorunu, dikkat eksikliği cabası.
Bu bir tuzaktı ve önce anneler düştü.
Ergenlikte mafya dizileri giriyor devreye. Hiç ölmeyen, onlarca kişiyi öldürüp elini kolunu sallaya sallaya dolaşan siyah takım elbiseli reislere başlıyor bir özenti. Sonra, sokaklarda gruplar halinde takılan kaba saba konuşan saygısız bir gençlik.
Baba gururlu, oğlu delikanlı.
Bir de tarikatlar var. Çocuklar bir girdi mi kedi gibi oluyorlar. Sorgu sual yok, araştırma soruşturma yok.
Tez, anti-tez hak getire, şeyh ne derse o.
Anne de memnun baba da.
Dindar çocuk, söz dinliyor, içkisi, kumarı yok.
Farkında değiller, beyinler yıkanmış yavaş yavaş, şeyhlerinin emrine girivermiş.
Tuzağa düşmeyen gençler özgür. Kulağına küpe takıyor, saçlarını uzatıyor, acayip giyiniyor, saçını aykırı boyatıyor. Toplumun kendince doğru bulup koyduğu kurallara uymuyor. Ebeveynleri ile hep kavga ediyor.
Hayalleri farklı, beklentileri farklı, gelecek planları farklı.
Ancak bu fark onları geleneksel ortamların dışına itiyor. Dayanan dayanıyor, sinirlenen yurt dışında alıyor soluğu.
Velhasıl bir garip durumda ülkem gençliği.
Geleceği hangi koşullarda omuzlayıp götürecekler?
Bir de o var.
İçine kapanmış bir toplum, tarikatlar almış başını yürümüş. Cahillerin ferasetine güvenen profesörler üniversitelerde ders veriyor. Tüm sorumluluklarını kadere kilitlemiş bir siyasi iktidar. Evrensel ahlakın, özgür vicdanın yerini sözde şeyhlerin, şıhların zaaflarına göre uydurulmuş dini telkinler almış.
Kadınların asli görevinin annelik olduğuna inanan zihniyetin söz sahipliğinde yönetilen bir devlet.
Velhasıl bir garip durumda topyekûn ülkem insanı.
Yük ağır....
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?