VİCDAN ÖZGÜRSE
Eğer ruh sağlığı yerinde ise “vicdan” genlerinde var insanın. Bir başka deyişle insan olmanın ilk koşulu. Bir de zaaf var. (Hırs zaafın bir başka versiyonu.) O da yüklenmiş genlerine. Vicdan iç yargı. Zaaf ağır bastı mı yargılıyor, tutsak ediyor, acı veriyor....

Eğer ruh sağlığı yerinde ise “vicdan” genlerinde var insanın. Bir başka deyişle insan olmanın ilk koşulu. Bir de zaaf var. (Hırs zaafın bir başka versiyonu.) O da yüklenmiş genlerine. Vicdan iç yargı. Zaaf ağır bastı mı yargılıyor, tutsak ediyor, acı veriyor. Aynı hatayı yinelemesine engel oluyor. Vicdan özgür olmalı. Vicdan özgürse sorun yok . Mutlak, hırsa; zaafa karşı zafer kazanacak. …………. Ancak vicdanı özgür olanları istendiği gibi yönetmek zor. İşte bu aşamada din giriyor devreye. Daha doğrusu din tüccarları sokuluyor devreye. Bu taktik tarihin her döneminde en kolay yol olmuş. Vicdanlarını özgür tutabilenlerin sayesinde aydınlanmış insanlık. Özgür vicdan ne denli egemen ; toplum o denli huzurlu, birbirine saygılı. …………. Vicdanın özgür olması,” beynin özgür olması “ile doğru orantılı. Beyin özgürse mantık var. Arayış var. Bilime yöneliş var. Evrensel ahlak var. ………… Vicdanı özgür toplumlarda kimse “dokuz yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebilir” fetvasına inanmaz. Vicdanı özgür toplumlarda kadınların itilip katılmasına izin verilmez. Vicdanı özgür toplumlarda kimse çocukların cinsel istismarına kayıtsız kalmaz. Vicdanı özgür toplumlara deprem ile sohbet ettiğini söyleyen birine sadece şarlatan gözü ile bakılır. Vicdanı özgür toplumlarda “uçağa kafa attı” dediyse bir Prof. ya unvanı elinden alınır ya da tedaviye gönderilir. Vicdanı özgür olan toplumlarda “kadınlar cenaze namazına gelemez” diyenlerin cenazesine erkekler de gitmez. Vicdanı özgür toplumlarda hiçbir söz sahibi fiyatları “Allah belirliyor” deme cesaretini göstermez. Vicdanı özgür toplumlarda kimse ahlaksızlığını dini kullanarak örtemez. Vicdanı özgür olan toplumlarda hiçbir yazar tüyü bitmedik yetimin hakkını çalmak olan yolsuzluğa hırsızlık değildir diye fetva veremeye kalmaz. Ve en önemlisi vicdanı özgür toplumlarda hiç kimse şuna oy verirseniz cennete gidersiniz telkinleri ile oy kullanmaz. ………… Vicdanı özgür toplumlarda "insanlık tarihi boyunca evrilerek olgunlaşmış “EVRENSEL AHLAK İLKELERİ” egemendir." ……… İşte bu nedenle , Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler memleketi olmaz ; en doğru en gerçek tarikat, medeniyet tarikatıdır” özdeyişi özgür vicdanlı bireylerin yetiştirilmesinin olmazsa olmazlığını vurgulamak için dile getirdiği en temel alınması gereken ilkedir…
Yazar: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?