YENİ KABİNEDE ''KADININ ADI YOK''!
2023 seçimlerinin ardından yeni kabine nihayet belli oldu. Bakanlar Kurulu'ndaki tek kadının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda olması ise yine şaşırtmadı... 2011'de Kadından ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı kaldırılarak yerine Aile ve Sosyal...

2023 seçimlerinin ardından yeni kabine nihayet belli oldu. Bakanlar Kurulu'ndaki tek kadının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda olması ise yine şaşırtmadı...
2011'de Kadından ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı kaldırılarak yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adlı yeni bir bakanlık kurulmuştu. Bu adım şüphesiz, kadınları sadece eve ve aileye indirgeyen zihniyetin siyasete yansımasıydı.
Yeni kabine ise yine şaşırtmadı, listede yalnızca bir kadın Bakan görev aldı. O da ezberlediğimiz üzere; ''Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı''... Görüyoruz ki 2023'de, 67. Türkiye Hükümeti'nde hala ''Kadının Adı Yok''!
MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ KİMDİR?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni kabinesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine atanan Mahinur Özdemir Göktaş, Brüksel Parlamentosu'nda milletvekilliği yapmış ve ''Avrupa'nın ilk başörtülü milletvekili'' unvanını almış bir isim.
Göktaş, 2015 yılında 1915 olaylarını "Ermeni Soykırımı" olarak nitelendirmeyi reddettiği için partisinden ihraç edilmiş, ancak bağımsız milletvekili olarak görevine devam etmiş.
Brüksel Parlamentosu'nda, 2019 yılına kadar Sosyal Hizmetler Komisyon Başkanvekilliği ve Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekilliği gibi önemli görevler üstlenmiş.
Göktaş, Belçika'daki çalışmaları nedeniyle 2019 yılında Kral Leopold Devlet Nişanı'na layık görülmüş ve 2020 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin Cezayir Büyükelçisi olarak atanmıştır.
Ayrıca, 2019 yılından bu yana İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Komisyonu üyeliği görevini sürdürüyor.
Belçika'da doğup büyüyen Göktaş'ın iyi derecede Fransızca, İngilizce ve Felemenkçe'nin yanında iyi bir Türkçe bildiği de söyleniyor...
ELEŞTİRİLER ŞİMDİDEN BAŞLADI
Yeni Bakan'ın Belçika vatandaşı olması ve daha önce Türkiye'de hiç yaşamamış olması seçilir seçilmez eleştiri konusu oldu. Anlaşılan ''yerli ve milli'' not found...
Belçika'da CDH (Centre Democrate Humaniste) adlı Hristiyan demokrat bir partide vekillik yapmış olması da başka bir eleştiri noktası oldu.
Göktaş'ın doğup büyüdüğü Belçika'da da Bakanlığının hoş karşılanmadığı iddia ediliyor.
Ayrıca kendisini Erdoğan'ın ''manevi kızı'' olarak nitelendirenler de mevcut...
NELER YAPACAK?
Hayatının büyük bir çoğunluğunu yurt dışında geçirdiği için kendisi hakkındaki bilgilerimiz kısıtlı, fakat Bakanlığı sırasında neler yapacağı büyük merak konusu. Özellikle meclise yeni giren ve kadın düşmanı açıklamalarıyla öne çıkan Yeniden Refah Partisi, Hüda Par ve ortadan tamamen kaldırmak istedikleri ''İstanbul Sözleşmesi'' ve ''6284 sayılı kanun maddesi'' karşısındaki tutumunu heyecanla bekliyoruz.
PEKİ ŞİMDİ NEREYE?
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?